MAHKEMESİ : SAPANCA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/09/2008
NUMARASI : 2006/186-2008/178
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, ortak miras bırakanlarının malik olduğu .ayrı taşınmazdaki paylarının davalıların hile ve kandırmaları sonucu davalılara temlikinin sağlandığını ileri sürerek tapuların iptal ve tescili isteğinde bulunmuşlardır.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacılar iddiası sabit görülmeyerek davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden dava konusu taşınmazların , tarafların miras bırakanları adına kayıtlı iken 27.10.2006 tarihinde mirasçılar adına intikalinden sonra aynı tarihte 587 ,604 ve 605 parsel sayılı taşınmazların 1/2'şer M. K. T. ve N. T. E . ve . parsellerin Z. T. 'e davacılar ve dava dışı paydaşlar tarafından satış suretiyle pay temliki yapıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmişse de; iddianın ileri sürülüş biçiminden hile hukuksal nedenine dayanılarak eldeki davanın açıldığı görülmektedir.
Ne var ki, anılan hukuki sebep yönünden hükme yeterli bir araştırmanın yapıldığını söyleyebilme olanağı yoktur.
Bilindiği üzere; hile,genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya,özellikle sözleşme yapmaya sevketmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak,veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hata da yanılma hilede yanıltma söz konusudur.B.K'nun 28/l maddesinde açıklandığı üzere taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse hata esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz.Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (makable Şamil) olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir.
Öte yandan,hile her türlü delille isbat edilebileceği gibi iptal hakkının kullanılması hiç bir şekle bağlı değildir.Hilenin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluylada kullanılabilir.
Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan ilkeler gözetilmek suretiyle taraf delillerinin değerlendirilmesi, dava dışı mirasçıların tanık olarak beyanlarının alınarak, dava konusu temliklerdeki davacıların iradelerinin açıklığa kavuşturularak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik soruşturma ile yazılı olduğu biçimde karar verilmiş olması doğru değlidir.
Davacıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 29.6.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy