MAHKEMESİ : KAYSERİ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/02/2009
NUMARASI : 2008/243-2009/31
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanları A.T..'un paydaşı olduğu 2 parsel sayılı taşınmazın ortaklığın giderilmesi davası sonucu ihale ile davalılara satıldığını, anılan davadan mirasçıların haberdar olmadığını, ölü kişi hakkında dava açılarak usulsüz sonuçlandırıldığını ileri sürerek, tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalılar, ortaklığın giderilmesi davasında taraf olmadıklarını, ihaleden taşınmaz satın alan iyiniyetli 3.kişi konumunda bulunduklarını bildirip, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacıların miras bırakanının ortaklığın giderilmesi davasından önce öldüğü halde davada taraf gösterilip ilanen tebligat yapıldığı, mirasçılarının hak kaybına uğradıkları gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 03.11.2009 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vs. vekili Avukat M. Ç..geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen vs. Vekili avukatlar gelmediler, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; davacıların miras bırakanı A. T..'un 7185/226213 payının bulunduğu çekişmeli 2 parsel sayılı taşınmaz hakkında paydaşlardan Kocasinan Belediyesi tarafından 02.08.2001 tarihinde Kayseri 2.Sulh Hukuk Mahkemesinde ortaklığın giderilmesi davası açıldığı, yapılan yargılama sonucu 16.02.2006 tarih 2001/834 esas- 2006/183 karar sayılı ilam ile ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verildiği, hükmün 02.02.2007 tarihinde kesinleştirildiği ve mahkemenin 2007/14 nolu satış dosyası üzerinden yapılan ihale sonucu alıcı olan davalılar adına tescil edildiği görülmektedir.
Davacılar, ortaklığın giderilmesi davasının açıldığı tarihte miras bırakanlarının ölü olduğunu, ölü kişi aleyhine dava açıldığını ve ölü kişiye atanan kayyım aracılığıyla hükmün kesinleştirilerek satışın yapıldığını, usulüne uygun olarak taraf teşkili yapılmayan karar ile oluşan tescilin yolsuz tescil niteliği taşıdığını ileri sürerek eldeki davayı açtıkları anlaşılmaktadır.
Gerçektende, davacıların miras bırakanının ortaklığın giderilmesi davasının açıldığı 02.08.2001 tarihinden önce 27.07.1976 tarihinde öldüğü, buna rağmen ölü kişi taraf gösterilmek suretiyle dava açıldığı ve usulunce taraf teşkili sağlanmaksızın hüküm kurulduğu, kesinleşme ve satış işlemlerinin ölü kişiye atanan kayyım aracılığıyla tamamlandığı, ayrıca yapılan ilanların 7201 sayılı Tebligat Yasasının 28.maddesine uygun olmadığı ve davacı mirasçıların davadan haberdar edilmediği, hükmün bu şekilde infaz ettirildiğ sabittir.
Öyleyse, çekişmeli taşınmazın tesciline ilişkin olan ortaklığın satış suretiyle giderilmesi kararının usulen kesinleştiği ve tescilin dayanağını oluşturacak halde olduğunu söyleyebilme olanağı bulunmamaktadır.
O halde, henüz usulen kesinleşmediği sonucuna varılan Kayseri 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2001/834 esas - 2006/183 karar sayılı hükmünün temyizi için davacılara imkan sağlanması temyiz edildiği takdirde, sonucunun beklenilmesi ve ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davalıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.12.2008 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 625.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, 03.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.