MAHKEMESİ : SİVAS 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/02/2009
NUMARASI : 2006/342-2009/19
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden idareye ait 17 ve 31 parsel sayılı taşınmazlara davalının yapılanmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuştur.
Davalı, fuzuli şagil olmadığını bildirip davanın reddini savunmuş, birleştirilerek görülen dava ile iyiniyetli yapılandığını ileri sürerek muhtesat bedeli ve arsa bedelinin tahsili isteğinde bulunmuştur.Mahkemece, asıl davanın kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 3.11.2009 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden M. E..vekili Avukat B. Ö.. ile yine temyiz eden T.C.D.D. Genel Müdürlüğü vekili Avukat N. B.. geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü: Dava çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine, birleşen dava muhtesat bedeli ile arsa bedelinin tahsili isteğine ilişkin olup, dosya içeriğine, toplanan delillere , hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığına, özellikle Türk Medeni Kanununun 994. maddesi hükmü gözetilmek suretiyle muhtesat bedeli üzerinden davalı yararına hapis hakkı tanınarak davaların kabulüne karar verilmiş olmasında ve ayrıca zemin ve zemin değerinden kaynaklanan birleşen davanın davacısının varsa bir kişisel hakkı kendi bayiine müracaat ederek koşullarının varlığı halinde hak araması olası bulunduğundan bu isteğin reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Buna göre davacının tüm davalının öteki temyiz itirazları yerinde değildir.Reddine:
Ancak, davalının yapılanmakta iyiniyetli olduğu mahkemece benimsenmek suretiyle muhtesat bedeli üzerinden birleşen davanın davacısı lehine hapis hakkı tanındığına göre, belirlenen değer üzerinden bu davanın davacısı bakımından avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken anılan hususun göz ardı edilmesi doğru değildir.
O halde, birleşen davanın davacısının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedene hasren HUMK’nun 428. maddesi gereğnice BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.12.2008 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden taraflardan birleşen davanın davacı vekili için 625.00.-TL. duruşma avukatlık parasının karşı taraftan alınmasına, 3.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy