MAHKEMESİ : ŞİRAN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/04/2009
NUMARASI : 2008/8-2009/46
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakan adına kayıtlı bulunan 40, 64, 229 ve 271 parsel sayılı taşınmazları muris ile aynı adı taşıyan N.. Ş...’in oğlu davalı E..’a verdiği vekaletname ile gelini davalı Y..’e satış suretiyle temlik ettiğini, davalıların iyi niyetli olmadıklarını, satışın isim benzerliğinden yararlanarak sahte işlemlerle yapıldığını ileri sürüp tapu kayıtlarının iptali ile murisin mirasçıları adına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davanın 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, iddiaların doğru bulunmadığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece; “somut olayda elbirliği (iştirak) halinde mülkiyet söz konusu olup dava dışı ortakların tümünün davaya muvafakatlarının bulunmadığı dosya kapsamı ile sabittir. Öyleyse, miras şirketine Türk Medeni Yasanın 640. maddesi uyarınca atanacak temsilci aracılığıyla davanın sürdürülmesi gerekirken gereksiz yere tebligat ile ilgili masraflar üzerinde durularak Türk Medeni Yasasının 640. maddesi hükmü göz ardı edilmek suretiyle karar verilmesi doğru değildir” gerekçesiyle bozulması üzerine bozmaya uyularak davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Hükmüne uyulan bozma ilamında uyuşmazlığın niteliği vurgulanmak suretiyle izlenmesi gereken yol açıkça belli edildiği halde, mahkemece bozmaya uyulmasına rağmen bozma gerekleri yerine getirilmemiştir. Şöyle ki, davada N... Ş... (Türkyücel)'in mirasçılar adına tescil isteğinde bulunulduğuna göre bozma ilamı uyarınca Türk Medeni Yasasının 640.maddesi gereği yerini getirilmesi gerekeceğinde kuşku yotur.
Ne var ki, mahkemece miras bırakan N... Ş... (Türkyücel)'in mirasçıları R...Y... , G.... T..., S...Y..., R... Y... , M... Y... , A... Y... , B... Y... ’nın davaya muvafakatlerinin alınmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, Türk Medeni Yasasının 640. maddesi gereğince anılan mirasçıların davaya muvafakatlerinin temin edilmesi, davanın görülebilirlik koşulunun sağlanması, ondan sonra davanın esasına girilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.
Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenle HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.7.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy