MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ,
TARİHİ : 16/02/2009
NUMARASI : 1999/95-2009/24
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakanı T..'un adına kayıtlı 6 parseldeki 6 nolu bağımsız bölümün 1/2 intifa hakkını 2.eşi davalı G..'e çıplak mülkiyetini ise kızı olan diğer davalıya temlik ettiğini, 116 parselde 56 no ve 113 paerselde 1 nolu bağımsız bölümlerinde murisin bedelini ödeyerek satın aldığını ve davalılar adına tescil edildiğini, murisin ortak hesabındaki paraların davalılar tarafından çekildiğini ileri sürerek, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak tapu iptal, tescil, tenkis ve alacak talebinde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; tarafların miras bırakanı T.T..'in 19.12.1998 tarihinde öldüğü başkaca mirasçının olmadığı murisin çekişme konusu 6 parseldeki 6 nolu bağımsız bölümü 17.5.1993 tarihinde yarısının intifa hakkını 2.eşi olan davalı G..'e çıplak mülkiyetinin tamamını ise 2.eşi G..'den olma kızı davalı A. E..'e satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır.
Davacı, asıl dava ile 6 parseldeki 6 nolu bağımsız bölüm hakkında davalılar aleyhine muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı olarak pay oranında tapu iptal tescil olmazsa tenkis talebinde bulunmuş, birleşen 1999/585 Esas 680 Karar sayılı dava ile davalılar aleyhine murisin bankadaki paralarının davalılar tarafından çekildiğini ileri sürmüş, pay oranında bölüştürülmesini istemiş; 1999/588 Esas 630 Karar sayılı dava ile davacı G.. aleyhine 116 parselde 56 nolu bağımsız bölümün murisin bedelini ödeyecek satın aldığını ve davalı G.. adına tescilinin yapıldığını, 1999/582Esas 2000/96 Karar sayılı dava ile davalı A. E.. aleyhine 113 parselde 1 nolu bağımsız bölüm için yine muris tarafından bedelin ödendiğini anılan davalı adına tescilin sağlandığını ileri sürerek tapu iptal tescil ve tenkis taleplerinde bulunmuş, anılan davalar eldeki dava dosyası ile birleşitirilmiştir.Mirasbırakanın 6 parselde 6 nolu bağımsız bölümün çıplak mülkiyetinin davalı kızı A. E..'e muvazaalı ve mirasçıdan mal kaçırma amacıyla devcrettiği mahkemece belirlenmek ve benimsenmek suretiyle davanın kabul edilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur.Ancak, hükümde belirlenen payların doğru olduğu söylenemez.
Öte yandan,birleşen 1999/585 Esas 680 Karar sayılı dava dosyasında da bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulü ile yine birleşen 1999/588 Esas 630 Karar sayılı davanın reddi doğrudur.
Ne varki, asıl ve birleşen davalarda tapu iptal ve tescil isteği yanında tenkis talebi de bulunmaktadır.
Bilindiği üzere; Davada ileri sürülen iddianın içeriğine ve davalının savunmasına göre; yanlar arasındaki uyuşmazlık, murisin gerçekte bedelini bizzat ödeyip, üçüncü kişiden satın aldığı taşınmazı mirastan mal kaçırmak amacıyla tapu siciline yarar sağlamak istediği kişi (davalı) adına kaydettirmesi halinde 1.4.1974 tarih 1/2 sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararının uygulama yeri bulup bulamayacağı noktasında toplanmaktadır. Gerçekten, 1.4.1974 tarihli karar, konusu ve sonuç bölümü itibariyle, murisin kendi üzerindeki tapulu taşınmazlar yönünden yaptığı temliki işlemler için bağlayıcıdır. Somut Olayda olduğu gibi bedeli ödenerek "gizli bağış" şeklinde gerçekleştirilen işlemler hakkında anılan Yargıtay İnançları Birleştirme Kararının doğrudan bağlayıcı olma niteliği yoktur. Bunun yanı sıra, karara, yorum yoluyla gizli bağış iddialarına yönelik olarak uygulama olanağı sağlanamayacağı; Hukuk Genel Kurulunun 30.12.1992 tarih 586/782; 21.9.1994 tarih 248/538; 21.12.1994 tarih 667/856; 11.10.1995 tarih 1995/1-608 sayılı kararlarında belirtilmiş; Dairenin yargısal uygulaması bu doğrultuda kararlılık kazanmıştır.
Hal böyle olunca yukarıda değinilen ilke ve olgular doğrultusunda tenkis yönünden incelemenin yapılması sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davalıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir.Kabulü ile hükmün açıklanan nedene hasren HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 29.12.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy