MAHKEMESİ : BEYŞEHİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/03/2009
NUMARASI : 2009/12-2009/127
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanları M. İ..'in malik olduğu 3 parsel sayılı taşınmazını mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla oğlu H..'e satış suretiyle muvazaalı temlik ettiğini, H..'in de muvazaayı gizlemek amacıyla yakın arkadaşı olan davalı Ö..'e devrettiğini ileri sürerek, miras payları oranında tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı, iddiaların yersiz olduğunu, taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece; iki kez avukatlık ücretinin yanılgılı hesaplandığı gerekçesiyle bu yöne hasren bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 10.11.2009 Salı günü saat 9.35 de daireye gelmeleri için taraf vekillerine tebligat yapıldığı halde gelmedikleri anlaşıldı, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamında gösterildiği şekilde avukatlık ücretinin karar altına alınmış olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur.
Ancak, dava açılırken 3 adet taşınmaz yönünden dilekçede toplam dava değeri 20.000.-TL gösterilmiş, hangi taşınmazın hangi değerde olduğu dilekçede belirtilmemiştir. Yargılama aşamasında 6 ada 1 ve 25 parseller ile ilgili olarak davanın tefrikine karar verilmiş 5 ada 3 parsel yönünden dava sürdürülmüştür. Oysa, mahkemece anılan parselin değeri keşfen belirlenmiş olmasına karşın harç ikmali yapılmadığı için avukatlık ücretinin tayininde ve takdirinde bu değerin esas alınamayacağı tartışmasızdır.O halde, hakkında dava sürdürülen taşınmaz bakımından dava dilekçesinde gösterilen 20.000.-TL'lik dava değerinden ne kadarının çekişmeli bu parsele ait olduğunun davacıdan sorularak belirlenmesi ve bunun üzerinden önceki bozma kararlarında değinilen ilkelerde gözetilerek davacı yararına avukatlık ücreti takdir ve tayini gerekirken, dava dilekçesinde gösterilen toplam değer üzerinden avukatlık ücretinin hüküm altına alınması doğru değildir.
Davalının, bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedene hasren HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 10.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.