MAHKEMESİ : MENDERES ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/05/2008
NUMARASI : 2005/866-2008/423
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacı-davalı, kendisi gibi 1330 parsel sayılı taşınmazın paydaşlarından olan davalının, taşınmazda payından fazla yer kullandığını ileri sürerek elatmanın önlenmesine, ıslahla da yıkıma karar verilmesini istemiştir.
Davalı-davacı, elatmanın önlenmesi davasının reddi gerektiğini belirtmiş, bozma ilamından sonra açtığı ve asıl dava ile birleştirilen davada da, 997 ada 3 parsel sayılı taşınmazın inanç sözleşmesi, olmadığı takdirde Türk Medeni Kanununun 724 ve 729. maddeleri uyarınca adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi davasının reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece; “‘… taşınmazın paylı mülkiyet üzere olduğu, taşınmazda taraflarla birlikte başkaca paydaşların da bulunduğu görülmektedir.
Ne var ki, anılan yerde 21.02.2003 tarihinde 3194 Sayılı Yasanın 18. maddesi gereğince belediye encümen kararına dayalı şuyulandırma işlemi ile imar uygulaması yapıldığı ve anılan işlemin henüz kontrol aşamasında bulunduğu ve kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Değinilen imar uygulamasının taşınmazda yeni bir mülkiyet durumu oluşturacağı ve taraflar arasındaki çekişmenin buna göre çözüme kavuşturulması gerekeceği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, imar şuyulandırma işleminin sonucunun beklenilmesi, meydana gelecek mülkiyet durumu dikkate alınmak suretiyle çekişmeye çözüm getirilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, elatmanın önlenmesi davasının kabulüne, yıkım davasının reddine ve birleşen tapu iptal ve tescil davasının da reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı (karşı davacı) Y.. K...vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, elatmanın önlenmesi ve ıslahla yıkım, birleşen dava tapu iptali ve tescil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi davasının kabulüne, yıkım isteğinin ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu taşınmazın imar uygulamasına tabi tutulduğu, 30.12.2005 tarihinde uygulamasının kayda yansıdığı ve imar parsellerinin oluştuğu, anılan imar uygulamasının taşınmazda yeni bir mülkiyet durumu oluşturduğu ve taraflar arasındaki uyuşmazlığın oluşan bu yeni geometrik ve hukuki duruma göre çözüme kavuşturulması gerekeceği kuşkusuzdur. Yine, anılan imar uygulaması ile ilgili olarak idari yargı yerinde dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu belirlemeler doğrultusunda, mahkemece öncelikle dava dışı 987 ada 4 ve 5 sayılı imar parselleri hakkında imar işlemine karşı açıldığı anlaşılan İzmir 1.İdare Mahkemesinin 2006/2195 esas, 2007/968 karar sayılı işlemin iptaline ilişkin kararın kesinleşip kesinleşmediğinin belirlenmesi, kararın kesinleşmiş olması halinde bu durumun 997 ada 3 parseli etkileyip etkilemediğinin araştırılması, imar uygulamasının kesinleşmiş olduğunun saptanması halinde taşınmazın mülkiyet durumu yönünden davacının davadaki sıfatının etkilenip etkilenmediğinin değerlendirilmesi, etkilenmediğinin tespiti durumunda imar çapının kadastral yöntemlere uygun biçimde yerinde uygulanması, nizalı bölümlerin bu parsel kapsamında kalıp kalmadığının kesin şekilde ortaya çıkartılması, imar uygulamasının iptal edilmiş olduğunun saptanması halinde ise, kadastral mülkiyet durumunun ihyasının gerekip gerekmediği üzerinde durulması, tüm paydaşları bağlayan bir kullanım biçimi oluşup oluşmadığının araştırılması, bununla birlikte "Adi Şirket Sözleşmesi" başlıklı tarihsiz belgenin de gözetilmesi, kullanma biçimi ya da özel parselasyon sözkonusu değil ise, uyuşmazlığın paylı mülkiyet hükümleri gereğince çözüme kavuşturulup, hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalı (karşı davacının) temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy