MAHKEMESİ : ALANYA 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 06/05/2009
NUMARASI : 2008/547-2009/302
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki bulunduğu 122 ada 36 ve 38 parsel sayılı taşınmazların sahte olarak tanzim edilen senede dayalı olarak başlatılan icra takibi ile satışının sağlanarak tanımadığı alacaklı davalı M.. adına tescil edildiğini, kısa bir süre sonra da taşınmazların icra takibinde alacaklı vekili olan davalı K..’e satış suretiyle temlik edildiğini, davalıların sahteliği bilmelerine rağmen takibin devamını sağladıklarını ileri sürüp yolsuz tescil nedeniyle tapu kayıtlarının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, dava konusu taşınmazlarla ilgili aynı taraflar arasında derdest dava bulunduğunu, icra takibinin usulüne uygun yapılarak kesinleştiğini, ihalenin feshine ilişkin açılan davaların reddedildiğini, tescilin yasal olduğunu belirtip, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, çekişme konusu 38 parsel sayılı taşınmazın dava dışı üçüncü kişi adına kayıtlı olduğu, 36 parsel sayılı taşınmaz yönünden davacının yolsuz tescile dair iddiasının sabit olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 17.11.2009 Salı günü saat 9.25'de daireye gelmeleri için taraf vekillerine tebligat yapıldığı halde gelmedikleri anlaşıldı, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava konusu 38 sayılı parselin dava tarihinden önce üçüncü kişiye temlik edildiği ve tapu iptal-tescil davalarının kayıt malikleri aleyhine açılması gerektiği gözetilerek anılan parsele yönelik davanın reddedilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacının bu parsele yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.
36 nolu parsel bakımından temyiz itirazlarına gelince; 36 sayılı parsel davacıya aitken 25.09.2003 tanzim, 20.11.2003 ödeme tarihli 70.000.000.000 liralık bono nedeniyle davacı aleyhinde başlatılan icra takibi sonucu Alanya 2.İcra Müdürlüğünün 2004/2611 esas sayılı dosyası üzerinden, taşınmazın alacağına mahsuben davalı Mehmet'e ihale ile satıldığı ve M..adına 31.07.2007 tarihinde sicil oluştuğu, 07.08.2007 tarihinde de M..'in, icra takipleri aşamasında avukatı olan diğer davalı K..'e devrettiği kayden sabittir.
Aralarında davacının da yer aldığı birçok kişinin şikayetçi olduğu ve eldeki davada anlatılan maddi vakıalar nedeniyle evrakta sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık suçlarından davalı M.. ile dava dışı kişilerin Alanya 1.Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandıkları, ayrıca davacının taşınmazların satışına esas teşkil eden senetler nedeniyle Alanya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı menfi tespit davasının henüz temyiz aşamasında olduğu görülmektedir.
Menfi tespit davası sonucunun ve ceza davasında yapılacak saptamaların eldeki dava sonucunu etkileyeceği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, Alanya 1.Ağır Ceza Mahkemesindeki dava sonucu ile menfi tespit davası sonucunun beklenmesi ve oluşacak duruma göre bir karar verilmesi gerekirken değinilen hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 17.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.