MAHKEMESİ : BABAESKİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/02/2009
NUMARASI : 2006/255-2009/49
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı-(karşı davalı); kayden maliki olduğu (eski 2070 parsel) 123 ada 1 parsel sayılı taşınmazı davalıların kullanması için rıza gösterdiğini, ancak daha sonra taşınmazı terk etmeleri konusunda uyarıda bulunmasına rağmen davalıların müdahalelerini sürdürdüğünü ileri sürerek elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar-(karşı davacılar); taşınmazı davacının (karşı davalının) rızası ile kullandıklarını, taşınmaza ilave yapılar ve iyileştirmeler yaptıklarını belirterek, bu bedelin kendilerine ödenmesini ve lehlerine hapis hakkı tanınmasını istemişlerdir.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmaza, davacının (karşı davalının) rızasını geri almasıyla davalıların (karşı davacıların) üstün bir hakka sahip olmaksızın müdahale ettikleri gerekçesiyle davalılar (karşı davacılar) tarafından yapılan yapıların bedeli üzerinden hapis hakkı tanımak suretiyle asıl davanın kabulüne, karşı davanın ise kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalıların (karşı davacılar) tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, elatmanın önlenmesi, karşı dava muhtesattan kaynaklanan bedel ve hapis hakkı isteklerine ilişkindir.Mahkemece, asıl davanın tümden, karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillere göre; çekişme konusu 123 ada 1 parsel sayılı taşınmazın kayden davacıya ait olduğu, davalıların taşınmazda kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir haklarının bulunmadığı, davacının muvafakati gereğince üzerine bilirkişi raporunda belirtilen şekilde ev, ahır, kömürlük vs. yaparak 10 yılı aşkın süredir taşınmazı kullandıkları anlaşılmaktadır.
Davalı N..’in davacının kızkardeşi, diğer davalının ise eniştesi olduğu, mahkemece yapılan araştırma ve değerlendirme sonucunda; davalı-karşı davacıların taşınmazı muvafakata dayalı olarak kullandıkları, dava açılmakla muvafakatin geri alındığı ve ayrıca davalı-karşı davacıların taşınmazda iyiniyetli olarak bir takım muhtesatlar yaptıkları belirlenmek suretiyle davalı-karşı davacılar lehine muhtesattan kaynaklanan bedel üzerinden hapis hakkı tanınmak suretiyle elatmanın önlenmesine karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur.
O halde davalıların (karşı davacıların) sair temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Hemen belirtilmelidir ki; 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 994. maddesi hükmü uyarınca iyiniyetli zilyet, geri vermeyi isteyen kayıt malikinden çekişmeli taşınmaz için yapmış olduğu zorunlu ve faydalı giderleri tazmin etmesini isteyebileceği ve bu tazminat kendisine ödenmedikçe, mevzuu şeyi geri vermekten kaçınabileceği tartışmasız olup, davalı-karşı davacıların
yaptıkları zorunlu ve faydalı giderlerin oluşturduğu hukuki himaye hapis hakkıdır. Anılan hakkın zilyetler aleyhine açılan davada, savunma yoluyla ileri sürülebileceğinde de kuşku yoktur. Bununla birlikte iyiniyetli zilyedin yaptığı faydalı ve zorunlu giderlerin iadesinin kapsamı belirlenirken, muhtesatların dava tarihindeki değerinin esas alınması gerekeceği yerleşmiş yargısal uygulamaların bir gereğidir.
Somut olayda, davalıların (karşı davacıların) çekişme konusu taşınmaz üzerine iyiniyetli olarak muhtesat yaptıkları, muhtesatın dava tarihindeki değeri gözetilmesi gerekirken, yapım tarihindeki değer üzerinden hapis hakkı tanınması isabetsizdir.
Hal böyle olunca; çekişme konusu taşınmaza davacı-karşı davalılar tarafından yapılan muhtesatlar yönünden, dava tarihindeki değerleri esas alınarak bedele ve bu bedel üzerinden hapis hakkı tanınmasına karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.Kabule göre de; karşı dava yönünden kabul edilen değer esas alınarak harca hükmedilmesi ve fazla harcın iadesine karar verilmesi gerekirken, fazla harcın hüküm altına alınmış olması da doğru değildir.
Davalıların (karşı davacıların) bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlere hasren HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 09.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.