MAHKEMESİ : TEKKEKÖY ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/05/2009
NUMARASI : 2004/559-2009/154
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakanı H..’den intikal eden taşınmazların temliki ve elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi için davalılardan N..’i vekil tayin ettiğini, gerçekte yaptığı hukuki işlemlerin sonuçlarını kavrayamayacak, başkasının yönlendirmesine muhtaç biri olduğu halde, vekaletnamenin kandırılarak alındığını, vekilin dava konusu 105 ada 64,65 ve 66 parsellerdeki payını diğer davalı eşi G..’e satış suretiyle temlik ettiğini ileri sürerek tapu iptal tescil olmazsa tazminat isteklerinde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, Adli Tıp Kurumu raporuna göre davacının akit tarihinde ehliyetsiz olduğunun saptandığı gerekçesiyle dava konusu taşınmazlardaki G.. paylarının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacı vekili sıfatı ile avukat F.Ş..tarafından eldeki davanın açıldığı, yargılama sırasında davanın 5.3.2009 tarihinde işlemden kaldırıldığı ve anılan vekil tarafından verilen yetki ile Avukat N. Ç..tarafından davanın yenilendiği ancak bu arada Adli Tıp Kurumu 4.İhtisas kurulundan alınan raporla davacının vekalet, temlik tarihi ve dava tarihinde hukuksal ehliyetten yoksun bulunduğu, davacıya Bakırköy 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 10.2.2009 tarih 2008/947 Esas, 2009/385 sayılı kararı ile Y. Ş..’ın kanuni temsilci olarak atandığı anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, davacıya vasi atanmakla davacı veya onun tayin ettiği vekilin davayı takip yetkisi sona erer ve bu yetki vasiye geçer
Hal böyle olunca, TMK’nun 462/8 md. sözü edilen biçimde vasinin vesayet makamından dava açma konusunda izin almasının sağlanması ondan sonra bizzat vasinin yada atayacağı vekilin huzuru ile davanın görülmesi gerekirken vesayet altına alınan davacının atadığı vekil aracılığı ile davanın takibi doğru değildir.Davalının temyiz itirazları yerindedir.Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK’nun 428. d. Gereğince BOZULMASINA, işin esasının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 5.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy