MAHKEMESİ : MUŞ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/05/2009
NUMARASI : 2007/583-2009/409
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki bulunduğu 40 ada 15 parsel sayılı taşınmazı davalının bina yapmak suretiyle haksız kullandığını ileri sürüp elatmanın önlenmesine ve yapının yıkımına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazı babasının haricen satın alıp yıllar önce bina yaptığını, o tarihten beri yeri iyi niyetle kullandıklarını belirtip davanın reddini, tapunun adına verilmesini savunmuştur.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmazı davalının haricen satın alıp binasını yaptığı, iyi niyetli olduğu, taşınmazın bedeli karşılığı temliken davalı adına tescili gerektiği gerekçesiyle tapu kaydının iptali ile davalı adına tesciline karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla tetkik hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir.
Mahkemece, taşınmazın belirlenen bedeli karşılığında sicil kaydının iptali ile davalı adına temliken tesciline karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 15 parsel sayılı taşınmazın kayden davacıya ait bulunduğu, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmamasına karşın yeri yapılan bina ile birlikte kullandığı anlaşılmaktadır.
Davalı, dava konusu taşınmazın miras bırakan tarafından 1978 yılında haricen davacıdan satın alındığını, o tarihten beri de üzerine bina yapılmak suretiyle kullanıldığını belirterek yargılama süreci içerisinde tapunun iptali ile haricen satışa dayalı olarak adına tescili isteğinde bulunmuş, mahkemece de bu savunmaya itibar edilerek neticeye gidilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, gayrimenkullerin alım ve satımlarının Borçlar Yasasının madde 213, Türk Medeni Yasasının madde 706, Tapu Kanununun madde 26 ve Noter Kanununun 60. maddesi hükmü uyarınca resmi şekilde yapılması zorunlu ve koşuldur. Öyle ise, haricen yapılan satışa değer verilmesine yasal olanak yoktur.
Somut olayda, haricen satın alma olgusu tarafların kabulünde olup, bu husus dosya kapsamı ile de sabittir. Bilindiği üzere, 1940 tarih, 2/77 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, bir taşınmazın haricen satılması halinde tarafların verdiklerini isteyebilecekleri kuşkusuzdur.
Diğer taraftan, 4721 sayılı yasanın 994. maddesi hükmü uyarınca haricen satın alan kişinin iyi niyetli olduğunda kuşku yoktur. Koşullarının gerçekleşmesi halinde Türk Medeni Kanununun 724. maddesi gereğince temliken tescil isteyebileceği açıktır. Oysa davalı tarafından usulüne uygun olarak aynı madde hükmü gereğince açılmış bir dava da yoktur. Türk Medeni Kanununun 725. maddesinde öngörülen taşkın inşaattan kaynaklanan sebeple yapı malikine karşı mülkiyet sahibinin açmış olduğu davada savunma yoluyla temliken tescil istenilmesi olanaklı ise de, haksız inşaat sebebiyle 724. maddesi uyarınca ileri sürülecek isteklerin ayrı bir davanın konusu olacağı tartışmasızdır.
Hal böyle olunca; dava da yıkım isteği de bulunduğu gözetilerek davalıya, temliken tescil davası açması konusunda imkan tanınması, açıldığı taktirde eldeki dava bakımından bekletici sorun yapılması, açılmadığı durumda ise, 1940 tarih, 2/77 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince harici satış bedeli, Medeni Kanununun 994. maddesi uyarınca da taşınmazda gerçekleştirilen faydalı ve zorunlu giderler üzerinden davalı yararına hapis hakkı tanınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ve yasal olmayan gerekçelerle yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.
Tarafların temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 5.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy