(4721 S. K. m. 683, 722, 723)
Dava: Davacı, kayden maliki bulunduğu 451 parsel sayılı taşınmaza davalının haklı ve geçerli bir neden olmaksızın ev yapmak suretiyle müdahale ettiğini kullanımının uzun yıllar devam ettiğini, sözlü uyarılarının sonuçsuz kaldığını ileri sürerek elatmanın önlenmesine, yıkıma fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla geriye dönük 5 yıllık 1.000 TL. ecrimisilin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, çekişmeli konutu, taşınmazın maliki olan murisi babalarının muvafakati ile yaptırdığını, murisin taşınmazı davacıya satış yoluyla devrettiğini sonradan öğrendiğini, muvazaalı devir yapıldığı iddiasıyla açtığı iptal tescil davasının yapılan yargılaması sırasında davacı ile sulh sözleşmesi yaptıklarını, 06.05.1996 tarihli sözleşme uyarınca 451 parselde konutun bulunduğu kesimden 15000 m2lik alanın devredilmesi karşılığından adına kayıtlı 1531 parselden 875 m2lik kısmın devredilmesinin kararlaştırıldığını ancak tapuda ferağ verilmediğini, sözleşmeye dayalı olarak zilyet olduğunu belirterek davanın reddini savunmuş, olmadığı takdirde temliken tescil istemiştir.
Mahkemece; kayden davacıya ait çaplı taşınmaza davalının haklı ve geçerli bir neden olmaksızın ev yapmak ve tasarrufta bulunmak suretiyle elattığı belirlenerek elatmanın önlenmesine, tecavüzlü yapının yıkımına, kötü niyetli zilyet olmadığından ecrimisil isteğinin reddine ve usulüne uygun bir dava bulunmadığından temliken tescil hakkında karar vermeye yer olmadığına hükmedilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Karar: Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece; elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinin kabulüne, ecrimisil isteğinin reddine karar verilmiştir.
Davacıya ait taşınmaza davalının müdahalesi saptanmak ve kayda değer verilmek suretiyle davanın kabul edilmiş olması kural olarak doğrudur.
Ancak davada yıkım fahiş zarar doğurucu nitelikteki haksız inşaattan dolayı yıkım da istenildiğine göre ileride telafisi mümkün olmayacak bir zarara yol açmamak için davalıya temliken tescil davası açması için önel verilmesi açıldığı takdirde sonucunun beklenmesi, oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, değinilen husus göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Sonuç: Davalının temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle, hükmün değinilen bu husus gözetilerek HUMK 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 22.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy