MAHKEMESİ : SİLOPİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/06/2009
NUMARASI : 2007/153-2009/190
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, kayden malik oldukları 170 parsel sayılı taşınmaza haklı ve geçerli bir nedene dayanmaksızın komşu parsel malikleri davalılar tarafından müdahale edildiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil geçtiğinde bulunmuşlar, 14.4.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile ecrimisil taleplerini artırmışlardır.
Davalılar, uzun yıllardır taşınmazların sınırlarının değişmediği bildirip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacılar iddiası sabit görülerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 170 parsel sayılı taşınmazda davacıların kayden paydaş olduğu davalıların anılan yerde kayıttan kaynaklanan bir haklarının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davanın kabulü ile 170 parsel sayılı taşınmaza elatmanın önlenmesine, belirlenen ecrimisile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmişse de davacıların dava dilekçesinde ecrimisil isteği yönünden dava değerini 15000 lira olarak gösterdikleri 14.4.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile de ecrimisil miktarını 19853 lira olarak belirtip 4853 lira ilave tamamlama harç yatırıldığı, ıslah edilen değerinde ecrimisile ilişkin olduğu, bu değer üzerinden ecrimisile hükmedildiği elatıldığı iddia edilen yerle ilgili dava dilekçesinde bir değer belirtilmediği görülmektedir. Hemen belirtilmelidir ki, iddianın içeriği ve ileri sürülüş biçiminden davanın taşınmaz malın aynına ilişkin olduğu ve konusunu oluşturan hakkın para ile değerlendirilmesinin mümkün bulunduğu açıktır. Bu tür bir davada, HUMK.nun 413 ve 492 sayılı Harçlar Kanununun 16. maddesi uyarınca dava değerinin ve buna göre alınacak harcın elatılan yerin değeri ile talep edilen ecrimisil toplamından ayrıca yıkım isteği de olması halinde yıkılmı istenilen yapı değerinin toplamından ( 04. 03. 1953 tarih 10/2 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı ) ibaret olacağı kuşkusuzdur. ...
Bilindiği üzere; Harçlar Kanunun harç alınmasını veya tamamlanmasını yanların isteklerine bırakmamış, değinilen yönün mahkemece kendiliğinden ( resen ) gözetilmesini ve harcın yatırılmaması halinde de ne gibi bir işlem yapılacağını 30 ve 32. maddelerinde hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, haksız işlem niteliğindeki ecrimisilin her bir davalının elattığı bölüm ayrı ayrı saptanarak, her davalı için ayrı ayrı işgal tazminatına hükmedilmesi gerektiği açık olup, belirlenen ecrimisilin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş olması da doğru değildir.
Hal böyle olunca; dava dilekçesinde elattığını iddia edilen yerle ilgili olarak davacılar tarafından bir değer belirtilmediği gözetilerek davacılara bu istek bakımından dava değeri sorulup, açıklattırılarak belirtilecek değere göre harç ikmali yaptırılarak işin esasına girilmesi soruşturmanın eksiksiz tamamlanması, elatma olgusunun belirlenmesi halinde her bir davalı için elattıkları bölüm yönünden ayrı ayrı ecrimisil hesaplanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken değinilen hususlar gözardı edilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davalıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükümet açıklanan nedenlerden ötürü humknun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy