MAHKEMESİ : ANKARA 24. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/06/2008
NUMARASI : 2008/70-2008/238
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, çekişme konusu 11 parsel sayılı taşınmazdaki 14 nolu daireyi davalının yetkilisi olduğu A.. Şirketinin borcuna mahsuben T. A..'dan satın aldığını, ancak davalının tahliye etmediğini ileri sürerek elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuştur.Davalı, bir takım şartlarla davacı bankaya olan borçların ödenmesi kaydıyla geri alınmak üzere 30.6.2005 tarihine kadar vefa hakkı tanındığını vefa hakkı tanınmasına ilişkin davacı banka yönetim kurulu kararında ve yazışmalarda vefa hakkı süresince taşınmaz için kira bedeli alınıp alınmayacağı konusunda bir kayıt olmadığını, vefa hakkını da kullanmadığından ancak vefa hakkını kullanabileceği tarihten itibaren ecrimisil istenebileceğini, taşınmazı da dava tarihinden önce tahliye ettiğini bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraflarca süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli 14 nolu bağımsız bölümün kayden davacıya ait olduğu, davalının taşınmazı 7.7.2005 tarihine kadar haklı ve geçerli bir neden olmaksızın kullandığı ve davadan önce anılan taşınmazı tahliye ettiği, esasen bu hususun tarafların ve mahkemenin de kabulünde bulunduğu anlaşıldığına göre, elatmanın önlenmesi isteğinin reddine karar verilmiş olmasında ve tahliye tarihine kadar belirlenen ecrimisilin hüküm altına alınmasında bir isabetsizlik yoktur.
Tarafların bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir.Reddine.
Ancak, davacı dava dilekçesinde dava değerini 4.900 TL. olarak göstermiş olup, geçmiş döneme ilişkin olarak 1.7.2004 tarihinden itibaren aylık 350 TL. üzerinden ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, keşfen belirlenen değerin yargılama sürecinde harcı ikmal edilmediğine göre, avukatlık ücretinin tayinin de, dava dilekçesinde gösterilen dava değerinin esas alınacağı kuşkusuzdur.
Bu durumda, davacıya elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davaları için, müddeabihin ayrı ayrı açıklattırılması, yargılama giderleri ve avukatlık parasının taraflar yararına buna göre hesaplanıp takdir ve tayini gerekirken, anılan husus gözardı edilmek suretiyle yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.
Tarafların temyiz itirazları bu nedenle yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 2.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.