MAHKEMESİ : SEFERİHİSAR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/05/2009
NUMARASI : 1994/145-2009/133
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, mülkiyeti kendilerine ait bulunan eski 690 nolu kadastral parselin tamamının imar uygulaması sonucunda 4740 nolu parselde belediye Hizmet alanı olarak ayrılarak tapuda davalı Belediye adına tescil edildiğini, imar planının iptali isteği ile idare mahkemesine başvurduklarını ileri sürüp 4740 nolu parselin tapusunun iptali ile payları oranında adlarına tescilini istemişlerdir.
Davalı, Belediye Başkanlığı, davacıların imar uygulamasının idare mahkemesinde iptal ettirmeden böyle bir dava açma hakları bulunmadığı, adli yargı mahkemelerinin görevi dışında olduğunu bildirip davanın reddini savunmuş, dahili davalı hazine, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece,690 parsele ilişkin imar uygulaması işleminin iptal edildiği ve kararın kesinleştiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı ve dahili davalı vekilleri tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, kadastral parselin ihyası isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden kayden davacıların paydaşı olduğu 690 sayılı kadastral parselin 3194 Sayılı Yasanın 18. maddesi uyarınca yapılan imar şuyulandırılması sonucu 4740 sayılı imar parselinin oluştuğu ve belediye ile Hazineye özgülendiği, imar şuyulandırma işleninin Danıştay 6. Dairesinin 18.9.2001 tarih, 2000/414 esas-2001/3915 karar sayılı kararı ile iptal edilerek, Dava Daireleri Kurulundan ve karar düzeltmeden de geçerek 27.3.2008 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, davalılar adına oluşan sicilin dayanağını teşkil eden şuyulandırma işlemi iptal edildiğine göre sicil illetten (hukuki sebepten) mücerret (yoksun) hale gelerek tescil işlemi Türk Medeni Kunununun 1025. maddesi gereğince yolsuz tescil niteliği almıştır. Böylesi bir durumda eski kadastral parselin mülkiyet ve geometrik durumuna dönüştürülmesi kararı verileceği tartışmasızdır.
Mahkemece,davanın kabulüne dair kurulan karar kural olarak doğru ise de hukuken dayanağı kalmayan imar parseli üzerinden karar verilmiş olması isabetsizdir.
Öyleyse davalıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 18.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy