MAHKEMESİ : BURSA 6. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/07/2009
NUMARASI : 2009/24-2009/389
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, mülkiyeti Sultan Alaettin Vakfına, yönetimi Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait dava konusu 4746 ada, 1 parsel sayılı taşınmazda davalının haklı ve geçerli bir neden olmaksızın konut olarak kullanmak suretiyle tasarrufta bulunduğunu, fuzuli şagil olduğunu ileri sürerek elatmanın önlenmesi, 2004 - 2007 yılları arasında tahakkuk eden 2.802.00 TL ecrimisilin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, Alaettin camiinde imam olarak görev yaptığını, çekişmeli yerin camiye lojman olarak tahsis edildiğini davanın Diyanet İşleri Başkanlığına yöneltilmesi gerektiğini, metruk halde bulunan yapı için zorunlu ve faydalı masraflar yaptığını, ecrimisil istenemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın Diyanet İşleri Başkanlığına yöneltilmesi gerektiği, vakıf senedinde taşınmazdan elde edilecek gelirden imamların yararlandırılmasının şart koşulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. Dava; çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece; davanın reddine karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, harca tabi nitelik taşıyan bir davanın açıldığının kabul edilebilmesi için, başvurma ve nispi harcın alınması gerekeceği tartışmasızdır.
Davacı, Vakıflar Bölge Müdürlüğü olup, harca tabi olduğunda da kuşku yoktur.
Her nekadar 5737 Sayılı Vakıflar Kanununun 77.maddesinde “… tüm iş ve işlemleri, her türlü vergi, resim, harç ve katılım payından istisnadır” hükmüne yer verilmiş ise de, anılan hükmün yargı harçlarını kapsamadığı Hukuk Genel Kurulunun 24.12.2008 tarih ve 2008/18-777 esas, 2008/788 sayılı kararı ile sabittir.Oysa somut olayda, dava açan davacı idareden gerek başvuru, gerekse nispi harç tahsil edilmemiştir.Harç ikmali sağlanmaksızın davanın devamına ve yargılamanın sürdürülmesine 492 Sayılı Harçlar Yasasının 32.maddeleri hükmü gereğince yasal olanak yoktur. Bilindiği üzere harç res’en gözetilmesi gerekli ve kamu düzeniyle ilgilidir. Hal böyle olunca, gerek başvurma harcı gerekse nispi harcın tahsil edilmesi ve bu gerek ifa olunduğu takdirde davaya devam edilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulmuş olması doğru olmadığı gibi dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 4746 ada, 1 parsel sayılı taşınmaz davacı Sultan Alaettin Vakfı adına kayıtlı olup üzerinde cami ve davalı imam tarafından kullanılan yapı bulunduğu, vakıf ile imam arasında bu yerde oturmasını haklı kılacak herhangi bir mahdut ayni hak (irtifak, intifa… gibi ) ya da sözleşmeye dayalı bir ilişkinin kurulmadığı, binanın imama tahsisi konusunda Vakıflar Genel Müdürlüğü kararı da sözkonusu olmadığı gibi vakfiye içeriğinden de meşruta ya da davalıya sükna hakkı tanıyan bir şartın bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan, elatmanın önlenmesi davası, fiilen elatılan kişiye karşı açılır. Dava dışı Diyanet İşleri Başkanlığının davalıya bu yerde oturması konusunda talimat ya da onay vermesi davacı vakfı bağlamaz. Bu nedenle davacı Vakıf davalıya onay verdiği söylenen idareye karşı dava açmaya zorlanamaz.
Ayrıca vakfiyeden elde edilecek gelirlerin imama sarfedileceğine ilişkin kayıt, imamın hizmet karşılığı kendisine yapılacak ödemelerle ilgilidir. Çekişmeli bölümün işgal ve tasarrufuna hak vermez.
O halde davacı tarafın temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK’nu 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 12.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy