MAHKEMESİ : ÇAYCUMA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/07/2009
NUMARASI : 2008/396-2009/348
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, paydaşı bulunduğu 8 parsel sayılı taşınmazdaki çekişmeli daireyi haklı ve geçerli bir neden olmaksızın davalının kullandığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı, babası olan davacının muvafakatı ile kaba inşaat halinde olan dairenin içini yaparak oturduğunu, zorunlu ve faydalı masraflarının ödenmesi gerektiği bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının iddiası sabit görülerek davanın kabulüne, davalının taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davacının davasının kabulüne, davalının taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillere göre, çekişme konusu 8 parsel sayılı taşınmazın kayden davacıya ait olduğu, çekişmeli taşınmazda davalının davacının muvafakatına dayalı olarak oturduğu ve dava açılmakla muvafakatın geri alındığı benimsenmek suretiyle, davanın kabul edilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur.
Davalının, bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak, davalı taşınmazda birtakım iyileştirmeler, zorunlu ve faydalı masraflar yaptığını belirterek, savunma yoluyla bunların hüküm altına alınmasını istemiştir.
Bilindiği üzere, Türk Medeni Kanununun 994.maddesi gereğince başkasına ait taşınmazı iyiniyetli olarak elinde bulunduran kimsenin taşınmaza yapmış olduğu faydalı ve zaruri masrafları isteme hakkı bulunmaktadır. Anılan bu giderler, kendilerine ödenmedikçe, taşınmazı kullanmaya devam etmesi ve bundan kaynaklanan hapis hakkından yararlanması mümkündür. Ayrıca, böyle bir talebin ayrı bir davaya konu edilmeksizin aynı dava içinde savunma yoluyla yapılması da olanaklıdır. Esasen, yasal düzenleme de buna amirdir.
Hal böyle olunca, davalının taşınmazda ne gibi zorunlu ve faydalı masraflar yaptığının tespit edilmesi ve belirlenecek değer üzerinden davalı yararına hapis hakkı tanınıp tanınmayacağının değerlendirilmesi, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davalının süresinde zorunlu ve faydalı masrafları talep etmediği gerekçesiyle bu talebin reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Kabule göre de, dava sırasında keşfen belirlenen değer üzerinden harç ikmal edilmediğine göre, dava dilekçesinde gösterilen değer gözetilmek suretiyle davacı yararına avukatlık ücreti takdir ve tayini gerekirken fazla vekalet ücretine karar verilmiş olması da isabetsizdir.
Davalının, temyiz itirazları bu nedenle yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.11.2009 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.