MAHKEMESİ : TARSUS 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/11/2009
NUMARASI : 2009/207-2009/518
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, altı parça taşınmazını ölünceye kadar kendisine ve eşine bakması koşuluyla davalıya verdiğini, ancak davalının bakım borcunu yerine getirmediği gibi kötü davranışlar içerisine girdiğini ileri sürerek, tapu iptali-tescil istemiştir.
Davalı, taşınmazları 31,5 milyon TL'ye satın aldığını, ayrıca her zaman davacıya ve eşine baktığını belirtip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taşınmazların satış yoluyla devredildiği, ölünceye kadar bakım koşuluyla devredildiğinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 25.05.2010 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat H.M.ile temyiz edilen asil M.G.geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen asilin ve vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ...tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, bakım borcunun yerine getirilmemesi nedenine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Getirtilen kayıt ve belgelerden, davaya konu 49, 117, 151, 152, 440 ve 447 sayılı parseller davacı adına kayıtlı iken, taraflar arasında 3.5.1994 tarihinde haricen düzenlenen ölünceye kadar bakım sözleşmesinde, davacıya ve karısına bakılması karşılığında taşınmazların davacının yeğeninin kocası olan davalıya temlik edileceğinin, ancak mülkiyetlerinin ölene kadar davacıya ait olacağının kararlaştırıldığı, sözleşmenin davacı, davalı ve iki tanık tarafından imzalandığı, 13.5.1994 tarihli resmi akitle de anılan taşınmazların davalıya satış yoluyla devredildiği görülmektedir.
Davacı, taşınmazlarını ölünceye kadar bakım şartıyla davalıya devrettiğini, eşini kaybettikten sonra davalının kendisine kötü davranmaya ve taşınmazları kullandırtmamaya başladığını, bu yüzden kavga ettiklerini ve yaralandığını ileri sürerek eldeki davayı açmış; davalı da, taşınmazları satın alıp bedelini ödediğini, kaldı ki resmi satış akti yapılmakla harici sözleşmenin hükümsüz kılındığını savunmuştur.
Çekişmeli taşınmazların resmi akitte satış yoluyla devredilmiş bulunmaları karşısında, davacının “taşınmazların aslında ölünceye kadar bakım şartıyla devredildiği” yönündeki iddiası resmi aktin muvazaalı biçimde yapıldığı iddiasını da içermekte ise de, taraflarca imzalanan 3.5.1994 tarihli harici sözleşmenin bu iddianın ispatı bakımından yazılı delil niteliği taşıdığı, böylece taşınmazların ölünceye kadar bakım sağlama amacıyla devredildiğinin kabulü gerekeceği açıktır.
Öte yandan, tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, kendi evinde yaşamını devam ettiren davacı ile davalının son zamanlarda anlaşamadıkları, özellikle karısının ölümünden sonra davacının ikinci kez evlenmek isteği ve taşınmazların kullanımı yüzünden uyuşmazlığa düştükleri, hatta çıkan kavgada davacının yaralandığı; bunun yanında, davalının bakım aktini tümden inkara yönelik savunması da dikkate alındığında, aktin davacı için çekilmez hale geldiği ve sürdürülmesi olanağının kalmadığı kanaatine varılmaktadır.
Hal böyle olunca, davanın kabulüne karar verilmesi yerine, yanılgılı değerlendirme sonucu reddedilmesi isabetsizdir.
Davacının temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 24.12.2009 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 750.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, 25.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy