MAHKEMESİ : RİZE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/09/2009
NUMARASI : 2008/534-2009/386
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, çekişme konusu 19 parsel sayılı taşınmazda miras bırakanları N.’nin 1/3 davalının 2/3 paydaş olduğunu, dava dışı yüklenici ile yapılan kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yapılan binadaki 9 nolu dairenin miras bırakanlarına bırakıldığı halde davalının haksız tasarruf ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğinde bulunmuşlardır.
Davalı, dava konusu dairenin sözleşme gereğince 10 nolu daire olduğunu bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen hüküm, Dairece 3 kişiden müteşekkül bilirkişi heyeti oluşturularak tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda ana yapının tasdikli projesinin uygulanarak kat karşılığı inşaat sözleşmesinde davacı tarafa bırakıldığı kabul edilen 9 nolu bölümün projeye göre zeminde ve eylemli durumda kime düşen yer olduğunun duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmesi, ondan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmasının doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak, yapılan soruşturma sonucu davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 20.4.2010 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat Y. E.ile temyiz edilen asıllar İ.Y., O.a S., T. S. geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen asiller ve vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi .tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrisimil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden, hükmüne uyulan bozma ilamı uyarınca yapılan soruşturma sonucu davacılar miras bırakanı N. ile davalının paydaş olduğu 19 parsel sayılı taşınmaza kat karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yapılan binadaki 4.normal kattaki 9 nolu dairenin tasdikli mimari projeye göre davacıların miras bırakanına ait olduğu belirlenerek, elatmanın önlenmesi isteğinin kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Davalının, bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Ne varki, davalının, çekişme konusu daireyi payına karşılık gelen bağımsız bölüm olduğu zannıyla, bir kısım tadilatlarda yaparak tasarruf ettiği, davacıların dava tarihine kadarda davalının kullanımına ses çıkarmadıkları gibi bir uyarıda göndermedikleri (ihtar çekmedikleri) gözetildiğinde, davalının dava tarihine kadar, davacıların izniyle taşınmazı tasarruf ettiği, dava açılmakla muvafakatın geri alındığının kabulünde zorunluluk vardır.
Bu durumda, davalının kötü niyetli zilyedin mülkiyet hakkı sahibine ödemekle yükümlü olduğu haksız işgal tazminatından (ecrimisilden) sorumlu tutulamayacağı kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, ecrimisil isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile ecrimisile de hükmedilmiş olması doğru değildir.
Davalının, bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 24.12.2009 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 750.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, 20.4.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy