MAHKEMESİ : FERİZLİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/06/2009
NUMARASI : 2008/2-2009/45
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, eşini daha önce kaybettiğini, yeni evlilik yapmak istediğinde davalı kızının buna karşı çıktığını, onun rızasını sağlayabilmek için bir kısım taşınmazlarını kızına devrettiğini, ancak işlem sırasında hataen, üzerinde oturmakta olduğu evi bulunan 1236 sayılı parselini de devrettiğini sonradan öğrendiğini ileri sürerek, tapu iptal-tescil, olmazsa ev bedelinin tahsilini istemiştir.
Davalı, zamanaşımı süresinin geçtiğini de belirtip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın hata sonucu davalıya devredildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 25.05.2010 Salı günü saat 9.40'da daireye gelmeleri için taraf vekillerine tebligat yapıldığı halde gelmedikleri anlaşıldı, incelemenin dosya üzerinde yapılmasına, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ....''in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, hata hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyada toplanan delillere göre, tamamı tarla ve fındık bahçesi vasıflı 603, 1206, 1207 1235, 1236, 1245 ve 1246 sayılı parsellerin maliki olan davacının, 31.10.2006 tarihli resmi akitte bu taşınmazlarından 1206, 1236 ve 1246 sayılı parsellerini davalı kızına satış yoluyla devrettiği, ancak sınırları içersinde halen oturduğu evi bulunan çekişmeli 1236 sayılı parsel bakımından devir iradesi olmadığı halde, taşınmazın kayıttaki vasfında “ev” gözükmediğinden ötürü tapudaki işlem sırasında düşülen yanılgı sonucunda anılan parselin de devir kapsamına dahil edildiği ve hatanın öğrenildiği tarihten itibaren B.K.'nun 31. maddesinde düzenlenen hak düşürücü süre geçmeden dava açıldığı anlaşıldığından, davanın kabulüne karar verilmesi doğrudur. Davalının öteki temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Ne var ki, taşınmazın keşfen belirlenen değeri üzerinden yargılama sürecinde harç ikmali yapılmadığı gözetilerek, avukatlık ücretinin tayininde itiraza uğramayan dava dilekçesindeki değerin esas alınması gerektiğinin düşünülmemesi isabetsizdir.
Davalının bu yöne değinen temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle, hükmün HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 25.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.