MAHKEMESİ : AKHİSAR 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 11/05/2009
NUMARASI : 2006/231-2009/171
Taraflar arasında görülen davada;Davacı, kayden maliki olduğu 323 parsel sayılı taşınmazın bir bölümüne komşu parsel maliki davalıların haksız olarak kullanmak suretiyle müdahale ettiklerini ileri sürerek elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, uzun yıllar önce belirlenen sınıra göre taşınmazı kullandıklarını belirtip davanın reddini savunmuşlar, birleşen davada ise temliken tescil isteğinde bulunmuşlardır.
Mahkemece, davalıların iyiniyetli oldukları, davacının kaim bedeli yatırmadığı, temliken tescil koşullarının da oluşmadığı gerekçeleri ile her iki davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekilince süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi . . raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü. Asıl dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, birleşen dava ise temliken tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, her iki davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 323 parsel sayılı taşınmazın kayden davacıya ait olduğu, davalıların taşınmazda kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı, ancak taşınmazın bilirkişi raporunda gösterilen 3002.14 m2 lik bölümünde davalıların zeytin ağaçları dikmek suretiyle tasarruf ettikleri ve davalılar yararına temliken tescil koşullarının oluşmadığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, yıkım fahiş zarar doğuracağından sökülememesi nedeniyle davacının sebepsiz zenginleşeceği, kaim bedelin yatırılmadığı ve temliken tescil koşullarının da oluşmadığı gerekçeleri ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, hüküm asıl davanın davacısı tarafından temyiz edilmiştir.
Öncelikle belirtilmelidir ki, çekişme konusu bölümün davacının çapı kapsamında kaldığı keşfen sabittir. Çap iptale kadar geçerli olup, çap sahibinin Türk Medeni Kanununun 683. maddesinden kaynaklanan mülkiyet hakkının korunması gerekeceği tartışmasızdır.
Öte yandan, davada yıkım isteği de bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; asıl davada elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve yasal olmayan gerekçelerle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davacının, temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 17.3.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy