MAHKEMESİ : LÜLEBURGAZ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/12/2009
NUMARASI : 2006/408-2009/337
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacılar, ortak miras bırakanları Z. S.nin 16 parça taşınmazını mirastan mal kaçırmak amacıyla ölünceye kadar bakma akdi ile kızı olan davalıya temlik ettiğini, gerçek amacının bağışlamak olduğunu, bedelsiz devir yapıldığını, birleşen davada da; ölünceye kadar bakma akdi ile temlik edilen 968 ve 1389 sayılı parsellerin ise asıl davada tanıklık yapan Salih Yıldırım’a satış yoluyla intikal ettirildiğini, temliklerin muvazaalı olduğunu ileri sürerek 18 parça tapu kaydının miras payları oranında iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.Davalı N.D., ölünceye kadar bakma akdinden kaynaklanan bakım ve gözetim yükümlülüklerini yerine getirdiğini, murisin de sağlığında bu konuyla ilgili bir şikâyetinin olmadığını,davalı S.Y. da, çekişmeli taşınmazları bedeli karşılığında satın aldığını, sicile güven ilkesi gereği iktisabının korunması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece; temlik işlemlerinin muvazaalı olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, taraflarca süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi .... raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava ve birleştirilen dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal - tescil olmadığı takdirde tenkis isteklerine ilişkindir.
Mahkemece; her iki davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden, mirasbırakanın adına kayıtlı 18 parça (486, 487, 495, 681, 761, 780, 782, 968, 1238, 1239, 1240, 1241, 1389, 1402,1420 parsel, 64 ada, 29 parselde 1 nolu, 2 nolu ve 3 nolu bağımsız bölümleri) taşınmazı, diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla davalı kızına 21.01.2003 tarihinde ölünceye kadar bakma akdi ile temlik ettiği, anılan taşınmazlardan 968 ve 1389 parsel sayılı taşınmazların davalı Nafiye tarafından birleşen davanın davalısı Salih Yıldırım’a, asıl dava açıldıktan sonra, 23.05.2008 tarihinde satış yoluyla temlik edildiği, birleşen davanın davalısının asıl davanın 15.05.2007 tarihli oturumunda tanık olarak dinlenildiği dolayısıyla muvazaa olgusunu bilebilecek konumda olduğu, bunun sonucu olarak da TMK’nun 1023 maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacağı gözetilerek davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Bu nedenle davalının tüm, davacıların öteki temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine,
Davacıların harç ile ilgili temyiz itirazlarına gelince; asıl dava 50.000,00 TL., birleşen dava ise 10.000,00 TL değer gösterilerek açılmış, yapılan keşif sonrası noksan harç ikmal edilmiş, davacılar sonuçta her iki davada peşin nispi harç ve tamamlama harcı olarak toplam 6.361,19 TL. harç yatırmışlardır.
Bilindiği üzere; muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı davalarda dava değeri, temlike konu taşınmazlarda davacıların miras paylarına isabet eden bedeldir. Bu durumda davacılardan fazla harç alındığı açıktır. Her ne kadar fazla alınan harcın her zaman iadesi mümkün ise de davacıların miras paylarına isabet eden değerler üzerinden harç alınması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile taşınmazların tüm değeri üzerinden harca karar verilmesi doğru değildir.
Davacıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 3.5.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy