MAHKEMESİ : SAVAŞTEPE ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ,
TARİHİ : 04/06/2008
NUMARASI : 2007/208-2008/50
Taraflar arasındaki davadan dolayı Savaştepe Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 04.06.2008 gün ve 208-50 sayılı hükmün bozulmasına ilişkin olan 24.11.2009 gün ve 11022-12345 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davacılar vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:
S. K., 15.08.2002 günlü dava dilekçesi ile, çekişmeli 217 ada 5 parsel sayılı taşınmazını davalı oğluna bakıp gözetmesi amacı ile temlik ettiğini, ancak davalının hile ile işlemin satış şeklinde yapılmasını sağladığını ileri sürüp, iptal-tescil isteğinde bulunmuş, 14.09.2002 tarihinde ölümü üzerine mirasçıları E. ve F.davayı sürdürmüşler ve dava nedenini muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali-tescil olmazsa tenkis olarak ıslah etmişler. Mahkemece, iptal-tescil isteğinin reddine tenkis isteğinin kabulüne karar verilmiş, bu karar Dairece “mirasçıların terekeden doğan hakları var ise, ancak ayrı bir davaya konu edilebileceği her davanın açıldığı tarihteki koşullara tabi olduğu, bu durumda muris muvazaası yönünden davanın kabul edilmiş olmasının doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra temlikin hile ile gerçekleştirildiği kabul edilerek tapunun iptali ile muris S.adına tesciline ilişkin olarak kurulan hüküm Dairece bu kez “hile hukuksal nedenine dayalı istek bakımından iddia ve savunma doğrultusunda delillerin toplanması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş ise de, toplanan delillerden ve tüm dosya içeriğinden temlikin hile ile gerçekleştirildiği sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Ancak 4721 sayılı TMK'nun 28. maddesine göre hukuki şahsiyet ölümle son bulur. Öte yandan tapu sicillerinin tutulması ve sicil oluşturulması kamu düzeni ile ilgili olup, hakim doğru sicil oluşturmakla yükümlüdür.
Hal böyle olunca tapunun iptali ile mirasçılar adına payları oranında iptal tescile karar verilmesi gerekirken bu yön gözardı edilerek ölü kişi (S.) adına tescile karar verilmesi doğru değildir.
Anılan husus bu kez yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından davacı mirasçıların karar düzeltme isteğinin HUMK'nun 440. maddesi uyarınca kabulüne,Dairenin 24.11.2009/11022-12345 sayılı bozma ilamının ortadan kaldırılmasına, yerel mahkemenin 4.6.2008 gün 2007/208-2008/50 sayılı kararının yukarıda açıklanan nedenden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 24.03.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.