MAHKEMESİ : SAMANDAĞ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/11/2007
NUMARASI : 2006/91-2007/606
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;Davacı, asıl ve birleşen davalarında, 43, 61 ve 112 parsel sayılı taşınmazların 12/24'er paylarının ilk maliki olan İ. T. A.un Suriye uyruklu olduğunu ve bilahare satış suretiyle yapılan temlikler sonucu taşınmazların 1/2'er paylarının davalı adına tescil edildiklerini, davalının iyiniyetle edinim koşullarından yararlanmayacağını ileri sürüp, tapu iptali ve Suriye uyruklu Abdünnur adına tescil ile bu kişinin paylarına 1062 Sayılı Yasa uyarınca Hazinece el konulduğunun tapunun beyanlar hanesine işlenmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia sabit görülerek, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi . ... raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Öncelikle, noksanın tamamlanması yoluyla getirtilen belgelerden, kararın davalıya Tebligat Kanununun 21.maddesi uyarınca tebliğinde komşu olarak ifade edilen kişi F. A.ın komşu olmayıp, bekçi görevini yürüttüğü anlaşıldığına göre, tebligatın Tebligat Yasasının 21.maddesine uygun olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Bu nedenle temyizin süresinde olduğu kabul edilerek işin esasının incelenmesine geçildi:
Dava, tapu iptali ve tescil ile tapuya şerh verilmesi isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu taşınmazların 12/24’er paylarının İ.T.. oğlu A. adına kayıtlı iken, 7.3.1974 tarihinde alım ile A.oğlu A.T. onun satışı ile 12.7.1978 tarihinde H.D. ve onun da temliki ile 20.12.2005 tarihinde davalı adına tescil edildiği ve halen ½’şer payların davalı adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.
Davacı Hazine, ilk malik A.’un S.uyruklu olduğunu ileri sürerek, eldeki davayı açmıştır.
Ancak, gerek yargılama sırasında getirtilen nüfus aile kayıt tabloları, gerekse Hatay Valiliği İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüğü’nün 26.02.2007 tarihli yazısı ile karardan sonra dosyaya gelen Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü’nün 15.07.2009 tarihli yazısı gözetildiğinde A. T.ın Hatay Anlaşması uyarınca Türk vatandaşlığını kazandığı, 1939 yılında yapılan yersel yazımda Türk vatandaşı olarak nüfusa tescil edildiği ve Türk vatandaşı olduğu sabittir.
O halde, davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksi yönde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davalının, temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 25.3.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.