MAHKEMESİ : URLA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/07/2009
NUMARASI : 2009/221-2009/370
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kardeşi olan davalı T.i satış yetkisini de içeren vekaletname ile vekil tayin ettiğini,T.'in sonradan vekillikten istifa ettiğini, ancak bu arada anılan vekaletnameyi kullanarak çekişme konusu 5,13,14, 16 nolu bağımsız bölümlerdeki paylarını, diğer davalı şahıslara satış suretiyle temlik ettiğini, yapılan temliklerin geçersiz olduğunu ileri sürerek tapu iptal ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Davanın reddine ilişkin olarak verilen karar dairece davalı Tapu Sicil Müdürlüğü yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmiş olmasının doğru olduğu, diğer davalılar yönünden ise, geçersiz vekaletname ile temlik yapıldığı ve ilkel olmaları sebebiyle de Türk Medeni Kanununun 1023. maddesinde öngörülen iyiniyetli müktesibin edinmesinin korunacağı ilkesinden de yararlanamayacakları gözetilerek davanın kabul edilmesi gerektiğine değinilerek bozulmuş, hükmüne uyulan bozma ilamı gereğince davalı şahıslar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, bir kısım davalılar ve ihbar edilen K. Ltd.Şti. tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi .'nun raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü
Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamında belirtildiği şekilde davalı Tapu Sicil Müdürlüğü yönünden husumet nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Bu yöne değinen davalıların ve ihbar edilen K. Şirketinin temyiz itirazları yerinde değildir.Reddine.
Ne var ki, her bir davalıya temlik edilen taşınmazın farklı olduğu, bu nedenle davacı yararına avukatlık ücretinden her bir davalının, temlik edilen taşınmazın dava değeri üzerinden ayrı ayrı sorumlu tutulması gerekirken, davalılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı olmadığı gözetilmeden davalıların , tüm çekişmeli taşınmazların dava değeri üzerinden hesaplanan avukatlık ücretinden müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması doğru değildir.
Bir kısım davalıların ve ihbar edilen Şirketin temyiz itirazları bu nedenle yerindedir.Kabulü ile hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 26.4.2010 tarihinde oybirnliğiyle karar verildi.