MAHKEMESİ : CEYHAN 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/10/2009
NUMARASI : 2008/373-2009/307
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, asıl davasında 791 ada 5 parsel sayılı taşınmazını davalı amcalarına güvenerek yaşadığı miras taksim problemi çözümleninceye kadar satış suretiyle temlik ettiğini, ancak davalıların miras taksim edilmesine rağmen taşınmazı iade etmediklerini ileri sürüp, tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat istemiş, birleştirilen davasında elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerinde bulunmuştur.
Davalılar, davacının 791 ada 5 parsel sayılı taşınmazdaki payını sattığını ve bedelini aldığını; tarafların paydaş oldukları dava dışı 96 sayılı parselin tamamının 3. kişiye satışı ve satış bedelini davacının alması karşılığında 791 ada 5 parseldeki davacı payının kendilerine devredildiğini, tarafların bu şekilde satış ve trampa konusunda anlaştıklarını belirtip, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davaların reddine dair karar, Dairece; “…taraflar arasındaki uyuşmazlığın inanç sözleşmesine dayalı olduğu,öncelikle taraflar arasında düzenlenen belgenin yukarıda değinildiği şekilde sıhhati açısından gerekli araştırmanın yapılması belirtildiği gibi çekişme konusu taşınmazdaki davacı payının devredilmesi sebebinin 96 sayılı parselin satışından elde edilen paranın davacıya ödenmesi karşılığımı olduğunun duraksamaya yer bırakmayacak biçimde açıklığa kavuşturulması,toplanan ve toplanacak delillerin yukarıda değinilen ilkelerle birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olmasının isabetsizliği …” gerekçesiyle bozulmuştur.Hükmüne uyulan bozma ilamı gereğince asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 11.06.2010 Cuma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden asil Ü.İ.Ç. ve vekili Avukat Ş.I. ile temyiz edilen asil S.Ç.ve vekili A.Y. Ö.geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi .. tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, tapu iptal, tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında belirtilen 19.09.2001 (0) tarihli belge üzerinde yaptırılan tetkikat neticesinde davanın subut bulmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Gerçekten de, yukarıda değinilen belgenin hukuken sıhhati bakımından menfi bir olgunun bulunmadığı sabittir. Öyle ise, Daire bozma kararında da belirtildiği üzere taraflar arasındaki çekişmenin giderilmesi yönünden anılan belgenin değer taşıyacağı kuşkusuzdur.
Esasen bu belgenin taraflar arasındaki inançlı işlemin yazılı delili olduğu ve buna göre çekişmenin çözüme kavuşturulması gerektiği halde mahkemece anılan belge gözardı edilmek suretiyle değişik yorumlarla davanın reddine karar verilmiş olması isabetsizdir.
Bozma kararına uyulmuş olmakla taraflar yararına usuli kazanılmış hak doğar, bozma kararında belirtilen gereklerin yerine getirilmesi zorunluluk haline gelir.
Öyle ise, 96 parsel sayılı taşınmazın satışından elde edilen paranın gerçekten de davacıya ödenip ödenmediği üzerinde durulması, ödeme durumunun varlığının kanıtlanması halinde Borçlar Kanununun 81.maddesi hükmü de gözetilmek suretiyle paranın davalı tarafa ödenmek üzere davacıya yatırtılması, her ne kadar davacı taşınmazın tamamının sicil kaydının iptali ile kendi adına yazılmasına istemekte ise de inanç sözleşmesi gereğince teminat mukabili davacı tarafından davalılara intikal ettirdiği paylar gözetildiğinde bu isteğin yerinde olmadığı dikkate alınarak teminat olarak davalılara temlik edilen paylar gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacının, bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 24.12.2009 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesinin 14. maddesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 750.00.-TL. duruşma avukatlık parasının temyiz edilenden alınmasına, 11.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.