MAHKEMESİ : ŞİŞLİ 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ,
TARİHİ : 17/11/2009
NUMARASI : 2009/755-2009/235
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kooperatifin mülkiyetinde bulunana 61 parsel sayılı taşınmaza hafriyat dökmek ve ruhsata aykırı istinat duvarı yapmak suretiyle madahale ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi, yıkım ve yıkım bedeli olarak 25.000.00 YTL'nin ödenmesi isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine kara verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi,yıkım ve eski hale getirme bedelinin ödenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden toplanan delillerden; Mahkemece yapılan keşfe dayalı olarak düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davalıya ait taşınmazın kapsamında kalan çekişmeye konu edilen duvarın TMK'nun 737 v.d. maddelerine göre komşuluk hukuku açısından bir zararının olmadığı saptanmak suretiyle duvarın yıkımına ilişkin isteğin reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazı yerinde değildir.Reddine
Ancak, dosya içeriği ve toplanan delillerden özellikle,Şişli Belediyesi Mavi Masa Birimi tarafından düzenlenen 20.10.2008 tarihli havale formu ile davacının 16.10.2008 tarihli başvurusu üzerine Şişli Belediyesi zabıta elamanlarınca düzenlenen 29.11.2008 tarihli tutanak ve Şişli Belediyesi Yapı Kontrol Müdürlüğü tarafından Zabıta Müdürlüğüne gönderilen 22.12.2008 tarihli yazı içeriğinden, davacının kayden paydaşı olduğu 61 parsel sayılı taşınmaza, davalı tarafından hafriyat döküldüğü, kaldırılmasının davalıdan istenmesine karşın davalının bu isteğe karşılık vermediği, davanın açıldığı 23.10.2008 tarihinde mevcut olan hafriyatın taşınmazına inşaat yapacak olması nedeniyle yargılama sırasında davacı tarafından kaldırıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, hafriyatın kaldırılması isteği konusuz kalmış olmakla birlikte davacının eski hale getirme bedelinin tahsili isteğinde bulunduğu gözetilerek, bu istek yönünden, Mahkemece uzman bilirkişi aracılığıyla anılan masrafın ne miktarda olduğunun hesaplattırılması, bulunacak meblağın talepte gözetilerek hüküm altına alınmamasının doğru olduğu söylenemez.
Hal böyle olunca, eski hale getirme bedelinin tahsili isteği yönünden yukarıda açıklandığı şekilde işlem yapılması, sonucuna göre bir hüküm kurulması gerektiği halde, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek bu istek yönünden yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davacının temyiz itirazları değinilen yön itibariyle yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 30.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy