MAHKEMESİ : TUZLA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/05/2009
NUMARASI : 2007/1242-2009/556
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, ortak miras bırakanın 6629 parsel 1. kat 6 nolu bağımsız bölümünü davalı kızına satış suretiyle temlik ettiğini, ancak yapılan işlemin diğer mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürüp, tapu iptali ve miras payı oranında tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, çekişme konusu taşınmazı miras bırakandan bedelini ödemek suretiyle 16.7.1997 tarihinde taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesiyle satın aldığını, bilahare taşınmazda kat irtifakı tesis edilince 22.3.2004' de tapu devrinin yapıldığını, iddiaların doğru olmadığını belirtip, davanın reddini savunmuştur.
Davanın reddine dair verilen kararın, Dairece " eksik soruşturmayla yetinilerek hüküm kurulamayacağı, miras bırakanın tüm mirasçılarını kapsar biçimde bir paylaştırma yapıp yapmadığının açıklığa kavuşturulması gerektiği" gerekçesiyle bozulması üzerine bozma kararına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda mirasbırakan tarafından yapılan işlemde muvazaa bulunmadığı ve gerçek bir satış olduğu kanaatiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 15.6.2010 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz edilen vekili Avukat C. T. geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz eden vekili avukat gelmedi,yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
“Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda gerekli araştırma ve inceleme yapılarak davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Ancak, davanın pay oranında iptal ve tescil isteğiyle açıldığı ve çekişme konusu taşınmazın dava tarihi itibariyle keşfen belirlenen değerinden davacının payına isabet eden miktarı üzerinden noksan harcın yargılama sırasında tamamlandığı gözetilerek, davacının payına isabet eden değer üzerinden davalı taraf lehine nispi vekalet ücreti tayin ve takdiri gerekirken, taşınmazın tamamının kıymetine göre avukatlık parasına hükmedilmiş olması doğru değildir.
Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir.Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine,15.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy