MAHKEMESİ : NİĞDE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/12/2009
NUMARASI : 2009/64-2009/793
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, dava konusu 8133 parsel sayılı taşınmazını, satın almış olduğu 1986 yılından beri davalının tarla olarak sürüp ekmek suretiyle kullandığını belirterek el atmanın önlenmesi ecrimisil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmaza davalı el atmasının saptanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi . raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmazlara el atmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu 8133 sayılı parselin müstakil mülkiyet olarak davacıya, 4739 parselin ise davalıya ait olduğu, davalının çekişmeli taşınmazda kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı ancak keşfen elde edilen bilirkişi raporunda A harfi ile gösterilen bölüme 4736, B harfi ile gösterilen bölüme 4737, C harfi ile gösterilen bölüme ise 4738 parselin malikleri tarafından el atıldığı benimsenerek davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu belirlemeye göre, gerçekten de davacının çapı içinde kalan ve A, B ve C harfleriyle gösterilen bölümlere el atma olgusunun varlığı sabittir. Ne var ki mahkemece, el atılan bu bölümlerin kimler tarafından kullanıldığı, özellikle de davalının bir el atma olgusunun bulunup bulunmadığı saptanmadan ve nedeni gösterilmediği halde tanık ve bilirkişi raporuna ters düşer şekilde davalının bir el atma olgusunun bulunmadığı komşu parsel malikleri tarafından el atıldığı değerlendirmesiyle sonuca gidilmiştir. Oysa görevsizlikle intikal eden Sulh Hukuk Mahkemesinde keşfen elde edilen bilirkişi raporunda; davacıya ait 4739 sayılı parsel ile çekişmeli taşınmaza komşu 4736, 4737 ve 4738 parsel sayılı taşınmazın zeminde fiili bir sınır bulunmaksızın bir bütün halinde yekpare olarak ekilmek suretiyle kullanıldığı bildirilmiştir.
Öyleyse mahkemece taraf tanıklarının, HUMK'nun 259. maddesi hükmü uyarınca, taşınmazın başında dinlenerek, anılan bu ekinin kim tarafından ekildiği duraksamaya yer bırakmayacak şekilde açıklığa kavuşturulmadan eksik incelemeye dayalı olarak yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru olmadığına göre davacının temyiz itirazları yerindedir.
Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 26.04.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy