(818 S. K. m. 18)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakanı halası Z.nın 24 parsel sayılı taşınmazda maliki olduğu 1/2 payı, intifa hakkını üzerinde bırakarak davalılara eşit paylarla satış suretiyle temlik ettiğini, temlikin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek, davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, murisin tüm ihtiyaçlarını karşıladıklarını ve bakımını yaptıklarını, murisin bu borçlarına karşılık taşınmazdaki payını temlik ettiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmazdaki, murise ait payın davalılara temlikinin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi H. F. D.'in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Karar: Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme neticesinde, miras bırakanın davalılara yapmış olduğu pay temlikinin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu belirlenmek suretiyle davanın kabul edilmiş olması doğrudur. Davalıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak, dava dilekçesinde dava değeri 30.000.-TL olarak gösterilmiş ise de, mahkemece yapılan keşif sonucunda belirlenen değere göre, davacının payına karşılık gelen değerin 15.000.TL olduğu, bu durumda 30.000.-TL üzerinden davacı yararına fazla avukatlık ücreti ile birlikte, harcın da bu değer üzerinden hüküm altına alınmış olması doğru olmadığı gibi, temlike konu paya göre davacının payı 2/8 olmasına karşın, hüküm fıkrasında 2/20 olarak kabul edilmiş, ancak karardan sonra hataya vakıf olunarak miras payı tavzih kararı ile düzeltilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, tavzih ile hüküm fıkrasının değiştirilmesine olanak yoktur. Bu sebeple 18.01.2010 tarihli yerel mahkeme tavzih kararının yasal olduğu da söylenemez.
Hal böyle olunca, harç ve vekalet ücretinin davacının payına karşılık gelen 15.000.-TL üzerinden hüküm altına alınması, tapu sicillerinin tutulması kamu düzeniyle ilgili olup, hakimin doğru sicil oluşturmakla görevli olduğu gözetilerek, davacının payı bakımından kurulan hükmün de, temlik edilen pay ve davacının miras payı nazara alınarak belirlenmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Sonuç: Davalıların bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlere hasren HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 03.05.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy