MAHKEMESİ : AKÇAABAT 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/06/2009
NUMARASI : 2008/75-2009/163
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, okul ve bahçesi nitelikli 179 parsel sayılı taşınmazın tashih ile davalı belediye adına kayıtlı olduğunu, ancak köy iken beldeye dönüşen veya belediyeye bağlı mahalle olan yerleşim birimlerindeki ilköğretim alanlarının 222 Sayılı Yasa gereğince İl Tüzel Kişiliği adına tescili gerektiğini, bu yönde davalıya belediyeye yazılan yazıya cevap alınamadığını ileri sürüp, mülkiyetin tespiti ile tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur.
Davalı, esasa yönelik beyanda bulunmamıştır.
Mahkemece, 3402 Sayılı Yasanın 12/3.maddesinde belirlenen hak düşürücü sürenin dolmuş olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı idare vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, 222 sayılı İlköğretim Yasasının 65. maddesi ve geçici 7. maddesindeki düzenlemeler karşısında davalı Belediye adına kayıtlı 179 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ve İl Özel İdaresi adına tescili isteğine ilişkindir.
Mahkemece; 14.03.2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 Sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12. maddesine eklenen 3. fıkra 2 ve 3. cümle ve geçici 10. maddedeki düzenlemeler karşısında 10 yıllık hak düşürücü sürenin davacı kurum bakımından dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişmeli 179 parsel sayılı okul ve bahçesi niteliğindeki taşınmazın, tapulama suretiyle 15.01.1958 tarihinde İlâna Köyü Tüzel kişiliği adına tescil edildiği ve bilahare 14.10.1994 tarihinde tashih ile davalı Belediye adına kaydedildiği anlaşılmaktadır.
Davacı İl Özel İdaresi, okul sahası olarak köy tüzel kişiliği adına kayıtlı olan taşınmazın, köy tüzel kişiliğinin beldeye dönüşmesi veya bir belediyeye bağlı mahalle olması durumunda, 222 sayılı İlköğretim Yasasının anılan hükümleri uyarınca belediye adına değil, İl Özel İdaresi adına kayıtlanması gerektiğini ileri sürmektedir. Her ne kadar dava dilekçesinde İl Tüzel Kişiliği adına tescil istenmiş ise de, bundan amaçlananın İl Özel İdaresi adına tescil olduğu açıktır.
Somut olayda, Köy Tüzel kişiliğinin beldeye dönüşmesi veya davalı belediyeye bağlı mahalle konumuna gelmesi kadastro tespitinden sonra gerçekleşmiştir. Bu durumda davacı kurum, eldeki davada kadastro sonrası nedene dayanmaktadır.
Hal böyle olunca; işin esasının incelenmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile olayda uygulanma yeri bulunmayan 5841 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12. maddesine eklenen 3. fıkra 2 ve 3. cümle ve geçici 10. maddedeki düzenlemeler gerekçe gösterilerek davanın reddedilmesi doğru değildir.
Davacı idarenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 06.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy