MAHKEMESİ : AĞRI 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/10/2009
NUMARASI : 2008/150-2009/412
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, mülkiyeti Hazineye ait olup Ağrı Dağı Üniversitesine tahsisli 148 parsel sayılı taşınmaz üzerinde davalı şirket tarafından izinsiz baz istasyonu kurulduğunu, baz istasyonun güvenlik ve sağlık açısından da tehlike yarattığını ileri sürüp elatmanın önlenmesi ve yıkım istemiştir.
Davalı, görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu, sökülmesi talep edilen sistemlerin Ağrı Belediye Başkanlığı ile aralarındaki kira sözleşmesi sonucu kurulduğunu, baz istasyonlarının insan sağlığına zararlı olduğu yönünde kanıtlanmış hiçbir bilimsel veri bulunmadığını bildirip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, HUMK'nun 7,8 ve 27 . maddeleri uyarınca görevsizlik kararı verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi . .. raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Hemen belirtilmelidir ki, görev kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece davanın her aşamasında re'sen gözetilmesi gereken bir usul kuralıdır.
Dava, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkin olup, 492 Sayılı Harçlar Yasasının 16. maddesi uyarınca harca esas dava değerinin elatılan taşınmaz değeri ile yıkımı istenen üzerindeki muhtesatın değerinin toplamından ibaret olacağı kuşkusuzdur. Esasen 4.3.1953 tarih 10/2 Sayılı İnançları Birleştirme Kararında da aynı kural kabul edilmiştir.
Görevin dava olunan şeyin değerine göre belirlendiği durumlarda, mahkemenin görevli olup olmadığının tesbiti dava değerinin keşfen saptanması ile mümkündür. Esasen, harca esas dava değeri ise keşfen belirlenen değerdir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davada mülkiyeti davacı idareye ait 148 parsel sayılı taşınmaza davalı şirket tarafından baz istasyonu kurulmak suretiyle elatıldığı ileri sürülerek elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunulduğu anlaşıldığından çekişme konusu muhtesatın (baz istasyonunun) değeri ile elatılan yerin ederinin keşfen saptanması , belirlenen değerin dava değeri olarak gözönüne alınması, görev hususunun buna göre değerlendirilmesi gerekeceği açıktır.
Gerçekten de, mahkemece yargılama sırasında yapılan uygulamada bilirkişi raporlarına göre; davalı şirket tarafından baz istasyonu olarak kullanılan su deposunun ve kabinin kapladığı alan 80.16 m2 olarak belirlenmiş, çekişme konusu taşınmazın m2 birim fiyatı ise 300 YTL. olarak tespit edilmiştir.Bu durumda elatılan zeminin keşfen belirlenen değeri gözetildiğinde dava tarihine göre Asliye Hukuk Mahkemesinin görevine girdiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca,işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmelerle yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün HUMK'nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA,9.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.