(4721 S. K. m. 683)
Dava: Taraflar arasında görülen davada;
Davacı Hazine, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer niteliği taşıyan taşınmazı davalının haksız olarak kullandığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuştur.
Davalı, duruşmada alınan beyanında çekişme konusu taşınmazı eşi Resul öldükten sonra hiç kullanmadığını belirterek, davanın reddini savunmuş, keşifte ise ara sıra kullandığını, kocasının ölümünden önce Gedizli bir kişiden satın aldığını bu yüzden kullandıklarını bildirmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi Şükran Dağlı İlgün'ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Karar: Dava, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Toplanan delillerden, tüm dosya kapsamından ve özellikle yapılan keşif sonucu elde edilen bilirkişi raporundan, devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yer niteliğini taşıyan taşınmazdaki çekişmeye konu binanın davalının miras bırakanı Resul B. tarafından yapıldığı ve ona ait olduğunun belirlendiği, veraset ilamından ise Resul'un 03.9.1996 tarihinde öldüğü, davalı eşi Eşe dışında başka mirasçılarının da bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davada yıkımda istenildiğine göre, yapı sahibi olduğu belirlenen Resul'un ölmüş olması nedeniyle davanın terekeye karşı açılması, terekenin iştirak halinde olması sebebiyle Resul mirasçıları arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğundan, tüm mirasçıların davada yer almasının sağlanması gerektiği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca, R. B.'in davalı dışındaki diğer mirasçılarının davada yer almasının sağlanması, taraf teşkili sağlandıktan sonra, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, davanın görülebilirlik koşulu gözardı edilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Davalının, temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince bozulmasına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.04.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy