MAHKEMESİ : ANKARA 22. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/12/2009
NUMARASI : 2008/326-2009/411
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 37197 ada 24 parsel 2 nolu daireyi 2+1 olarak görüp, beğenerek emlakçı aracılığıyla davalının vekilinden 29.4.2008 tarihinde kayden satın aldığını, ancak dairenin tapuda ve projesinde 1+1 olduğunu ve ortak yerlerden olan sığınaktan eklenmesi suretiyle 2+1 haline getirildiğini elektrik, su, doğalgaz abonelikleri tesisi sırasında öğrendiğini, davalı, emlakçı ve davalının vekilinin hilesine maruz kaldığını, çekişmeli bağımsız bölümün vasfında ve miktarında esaslı hataya düşürülerek ve hile yapılarak iradesinin fesada uğratıldığını ileri sürüp, satış akdinin ve tapunun iptaliyle davalı adına tescilini ve ödediği abonelik ile komisyon ücretleri dahil edilerek satış bedelinin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, çekişme konusu dairenin kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciye isabet eden bağımsız bölüm olup, anılan sözleşme gereği verilen vekaletle ancak yüklenicinin kendi nam ve hesabına davacıya satıldığını, davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesi'ne ait olduğunu, kendisine husumet yöneltilemeyeceğini, yüklenici ile davacı arasındaki satıştan sorumlu tutulamayacağını, kaldı ki tapu kayıtlarının aleni olup, iddiaların da dinlenemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.
İhbar olunan, iddiaların doğru olmadığını, davacının taşınmazı mimari proje ve tapudaki halini bilerek devraldığını, taşınmazın satış değerinin akit tablosunda açık olup dava dilekçesinde belirtilen rakamlar üzerinden bir satışın sözkonusu olmadığını beyan ederek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının satın aldığı taşınmazın vasfında esaslı hataya düştüğü gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi . ..in raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, esaslı hata hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ile satış bedelinin iadesi isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava konusu 37197 ada 24 parsel 3. bodrum kat 2 nolu bağımsız mesken nitelikli bölüm davalı adına kayıtlı iken, davalının Ankara 45. Noterliğinin 04.07.2005 tarihli vekaletnamesi ile tayin ettiği vekili T.T.tarafından 29.04.2008 tarihinde ve satış suretiyle davacıya temlik edildiği, davacının kendisine 2+1 olarak gösterilip ve bu şekilde satılan taşınmazın projesine aykırı inşa edildiğini temlik sonrası öğrendiğini ve böylece esaslı hataya düşürüldüğünü ileri sürerek eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.
Çekişme konusu dairenin onaylı mimari projesine göre 1+1 olduğu halde, projeye aykırı olarak 2+1 şeklinde inşa edilip, davacıya arsa sahibi davalının vekili tarafından tapuda 25.000.-YTL bedelle temlik edildiği; ancak, dava konusu parselle ilgili davalı ve arsa maliki olan diğer 3. kişilerle dava dışı ( ihbar olunan ) yüklenici Türkseven Turizm İnşaat ve Ticaret A.Ş. arasında yapılan 02.09.2004 tarihli Ankara 39. Noterliğinin düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi içerikli daire karşılığı inşaat yapım sözleşmesi gereğince anılan çekişmeli bağımsız bölümün yüklenici şirkete isabet ettiği; davacı ile dava dışı emlak komisyoncusu arasında düzenlenen 22.04.2008 tarihli harici -gayrimenkul alım satım mukavelesi başlıklı- belgede satış bedelinin 44.000.-YTL olarak belirtildiği dosya kapsamıyla sabit olup, anılan harici belgede davalı veya vekili ya da yüklenicinin imzası bulunmadığına ve başkaca yazılı bir belge de ibraz edilmediğine göre, bu belgenin arsa sahibi davalıyı bağlamayacağı açıktır.
Öte yandan, satış bedelinin ihbar olunan yüklenici firmaya ödendiği ifade edilmektedir. Bu durumda, davanın iptal ve tescil bölümü eski kayıt maliki arsa sahibi davalıyı, bedelin iadesi bölümü ise yükleniciyi ilgilendirmektedir.
O halde, yüklenicinin davada yer alması ve davacıya, ödediği satış bedelinin miktarı yönünde davalı tarafa HUMK.nun 337 ve devamı maddeleri hükümleri uyarınca yemin teklif etme olanağı tanınması, ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davalının, temyizi itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 27.5.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy