MAHKEMESİ : ANKARA 18. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 03/12/2009
NUMARASI : 2009/202-2009/431
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 521 ada 8 parsel sayılı taşınmazdaki 6 nolu bağımsız bölümü satın aldığını, önceki malikle hiçbir hukuki veya akdi bir ilişkisi bulunmayan davalının taşınmazı boşaltmadığını ileri sürüp, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemiştir.
Davalı, taşınmazı kendisini malik olarak tanıtan O.Y..dan kiraladığını, kiracı sıfatıyla taşınmazda bulunduğunu bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının isteminin tahliye ve ecrimisil isteğine ilişkin olduğu gerekçesiyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Karar, taraflarca süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ..'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, tahliye isteğine ilişkin olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 521 ada 8 parsel sayılı taşınmazdaki 6 nolu bağımsız bölümü davacının 17.2.2009 tarihinde önceki maliki M.K.dan satın alma yoluyla edindiği, davalının kiracılık savunmasında bulunarak taşınmazı, 6.9.2007 tarihinde M. K.a satan daha önceki malik O. Y. ile aralarında düzenledikleri 25.1.2009 başlangıç tarihli ve 1 yıllık kira sözleşmesine dayandığını belirtmiştir.
Oysa, davalının önceki malik M.K.ile yapılmış bir kira sözleşmesinin bulunmadığı gibi davacının bayiinin bayii O.Y.'ın taşınmazla ilgisini 6.9.2007 tarihinde kestiği, öte yandan, O.'ın davacının bayii M.'a vekaleten hareket ettiğini gösteren herhangi bir delil de bulunmadığı dosya kapsamı ile sabittir.
Kaldı ki, taşınmazla hiçbir ilgisi bulunmayan 3.kişinin kiraya vermesi mümkün ise de, yapılan akde Borçlar Kanununun 38.maddesi hükmü uyarınca icazet verilmediği sürece davacının Türk Medeni Kanununun 683.maddesinden kaynaklanan mülkiyet hakkının kullanılmasına engel olamaz. Diğer bir deyişle, malikin taraf olmadığı ya da onay vermediği bir kira sözleşmesine bu açıdan değer verilemez.
Hal böyle olunca, davalının haksız işgalci olduğunun kabulü ile işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere görevsizlik kararı verilmesi doğru değildir.
Tarafların, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 05.5.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy