MAHKEMESİ : OSMANİYE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/07/2009
NUMARASI : 2008/220-2009/326
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, 30 parsel sayılı taşınmazda kadastro tespiti ve kadastro mahkemesi kararı ile miras bırakan Y.B. paydaş olduğu halde tapuya tescil işlemi sırasında hata sonucu payın tapuya tescil edilmediğini ileri sürüp tapu kaydının iptali ile 1/8 payın adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı Osmaniye Tapu Sicil Müdürlüğü, dava konusu taşınmazın tescili konusunda bir kusurlarının olmadığını belirtip davanın reddini savunmuştur. Davalılar S. ve C. dava konusu taşınmazda babaları Ş.'in paydaş olduğunu savunmuşlardır. Davalı N., davayı kabul ettiğini belirtmiştir. Diğer davalılar, yargılamaya katılmadıkları gibi davaya cevap da vermemişlerdir.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmazda davacılar murisinin kadastro tespiti ve tescil ilamı ile hak sahibi olduğu halde hata sonucu tapuya tescil edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı Osmaniye Tapu Sicil Müdürlüğü tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, tetkik hakimi raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, hata hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 30 parsel sayılı taşınmazın 14.09.1954 tarihinde yapılan kadastro tesipti sırasında, davacılar murisi Y. B.'na da 1/8 pay verildiği, tespite hazinenin itirazı üzerine Osmaniye Kadastro Mahkemesinin 3.7.1957 tarih, 1955/32 esas, 1957/555 karar sayılı ilamıyla itirazın reddedilerek, kararın 3.8.1957 tarihinde kesinleştiği, ancak tespitin tapu kaydına yansıması sırasında davacılar murisinin payının gözetilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davanın kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur.
Ancak. Hükme esasa alınan bilirkişi raporunda pay ve paydanın eşitlenmediği, bir kısım mirasçılarında (dava dilekçesinin 9 ila 17.sırasında yer alan) paydaş listesinde yer almadıkları görülmektedir.
Hal böyle olunca, dosyanın yeniden bilirkişiye tevdi ile ek rapor alınmak suretiyle yukarıda sözü edilen çelişkinin giderilmesi, tüm paydaşların paylarının gözetilerek pay ve payda eşitliğini sağlayan rapor alınması, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, hatalı rapor doğrultusunda hüküm tesisi isabetsizdir.
Davalı, Osmaniye Tapu Sicil Müdürlüğü'nün temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 24.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy