MAHKEMESİ : PINARBAŞI(KAYSERİ) ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ,
TARİHİ : 03/12/2009
NUMARASI : 2005/16-2009/156
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacılar, miras bırakanın paydaşı olduğu 143 ada 10 parsel sayılı taşınmazı davalının haksız kullandığını ileri sürüp, elatmanın önlenmesine ve 10.000,00 YTL ecrimisilin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Birleşen davanın davacısı Dernek, 143 ada 10 parsel sayılı taşınmazdaki payını davalılar murisinin sözlü vasiyet ile kendilerine bağışladığını, taşınmazda bulunan eski evin tadilatını yaptırıp faydalı masrafta bulunduklarını ileri sürüp tapu kaydının iptali ile adlarına tesciline, olmadığı taktirde faydalı masraf bedeli olan 25.081,91.-TL nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, iddiaların doğru olmadığını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmazı davalı A.’in haksız kullandığı, sözlü vasiyetle bağış iddiasının ispat edilemediği, taşınmaza yapıldığı belirlenen faydalı masrafların fiili müdahalede bulunan davalı A. lehine hüküm altına alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar, davalı A. ve birleşen davanın davacısı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi...raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil, birleşen dava ise, tapu iptali ve tescil, ıslah ile taşınmazla ilgili restore giderlerinin tahsili isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere göre, davacılar murisi M. S.'ın paydaşı olduğu çekişme konusu 10 parsel sayılı taşınmazı davalı A.'in haklı ve geçerli bir neden olmaksızın uzun süredir kullandığı belirlenmek suretiyle anılan davalı yönünden asıl davadaki elatmanın önlenmesi isteğinin kabulü doğrudur.
Ancak, taşınmazın tasarrufu 27.9.1993 tarihinde ölen asıl davanın davacılarının murisi M.'in sağlığında davalı derneğe bırakılmış ve dernek tarafından da dernek mensubu olan A.'e tahsis edilerek dava tarihine kadar adı geçen tarafından kullanılagelmiştir. Hemen belirtilmelidir ki, bu olgu Borçlar Kanununun 299.maddesi hükmü uyarınca dernek ve miras bırakan M. arasında şifai ariyet sözleşmesi yapıldığı şeklinde düşünülmeli ve aynı yasanın 304.maddesi hükmüne göre de, 2005 yılında dava açılmakla da sözleşmenin hitam bulduğu kabul
edilmelidir. Öte yandan, miras bırakanın ölüm tarihinden (1993) davanın açıldığı 2005 tarihine kadar davacılar tarafından kullanıma ses çıkartılmamış, taşınmazı kullanan davalı A.'e bir uyarı ve ihtarda bulunulmamıştır. O halde, davalıyı fuzuli şagil olarak kabul etmek olanaksızdır ve haksız işgalcinin taşınmazın kullanılmasından dolayı malikine ödemekle yükümlü olduğu haksız işgal tazminatı niteliğindeki ecrimisilden davalı A.'i sorumlu tutmak olanaksızdır. Buna göre, birleşen davada, miras bırakan M.'in dava konusu 10 parseldeki payının sözlü vasiyetname ile derneğe bağışlandığı iddiası ispat edilememiş olup, anılan taşınmaza P. Kurs ve Okul Talebelerine Yardım Derneğince yapılan faydalı masraflar yönünden usulüne uygun açtığı bir dava da bulunmamaktadır. Ayrıca, HUMK.'nun 87/son maddesi Anayasa Mahkmesince iptal edilip müddeabihin artırılarak dava konusu edilebilme olanağı getirilmiş ise de, hiç dava konusu edilmeyen bir konunun da ıslah suretiyle dava kapsamına dahil edilemeyeceği gözetilerek birleşen davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalı A.öteki ve birleşen davanın davacısı derneğin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davacıların, temyiz itirazlarına gelince, dava konusu 10 parsel sayılı taşınmaza yapılan faydalı masrafların davalı A. tarafından yapıldığı dosya kapsamı ile ispatlanmış değildir. Kaldı ki, davalı Asil'in faydalı masrafların kendisine ödenmesi yönünde bir isteği ve davası da yoktur.
Hal böyle olunca, davacıların ve davalı A.'in temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 17.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.