MAHKEMESİ : İSTANBUL 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 05/10/2006
NUMARASI : 2005/34-2006/258
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı Hazine, çekişme konusu 2761 ada 26 parsel sayılı taşınmazın, 1/5 pay sahibi A.kızı N.in gaip olması nedeniyle tayin olunan kayyım tarafından 10 yıldan fazla süredir idare edildiğini ileri sürerek, adı geçenin gaipliğine ve payının Hazine adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kayyım yanıt vermemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı Hazine vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi .ün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, gaiplik ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, A.kızı N.hakkında verilmiş kayyım tayin kararı bulunmadığı, kayyımlık kararının A.oğlu N.'e ilişkin olduğu, bu durumun maddi hata olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; davacı Hazinenin, çekişme konusu 2761 ada 26 parsel sayılı taşınmazın 1/5 pay sahibi A.oğlu N.'in gaip olması nedeniyle taşınmazın 10 yıldan fazla süredir kayyımla idare edildiğini ileri sürerek, TMK'nun 588. maddesi uyarınca A. oğlu N.'in gaipliğine ve 1/ 5 payının Hazine adına tesciline karar verilmesi istekli olarak eldeki davayı açtığı; mahkemece, yapılan araştırma sonucu, taşınmazın dayanak kayıtlarında ve bilirkişi incelemesi sonucu elde edilen raporda, taşınmazdaki 1/5 hisse sahibinin A. oğlu N.olmayıp, A.kızı N.olduğunun belirlenmesi üzerine davacı Hazinenin, yargılama sırasında verdiği 28.3.2006 hakim havale tarihli düzeltme dilekçesinde, dava dilekçesindeki A.oğlu N.ibaresini A.kızı N. olarak düzelttiklerini bildirdiği anlaşılmaktadır.
Öte yandan, İstanbul 1. Sulh Hukuk hakimliğinin 20.3.1992 günlü, 1992/507 esas,1992/97 sayılı kararıyla, dava konusu 2761 ada 26 parsel sayılı taşınmazın 1/5 hisse sahibi A. oğlu N.'in kim ve nerede olduğunun tesbit edilemediği gerekçesiyle taşınmazın idaresi için İstanbul Defterdarının kayyım tayin edildiği görülmektedir.
Bilindiği gibi, HUMY'nun 459.maddesine göre; hükümde maddi hatalar yapılmış ise, bu hataların düzeltilmesi için tavzih yoluna başvurulmasına gerek bulunmayıp, maddi hatanın düzeltilmesi ile yetinilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Yine 459.maddede bu tür hataların iki tarafın dinlenmesinden sonra giderileceği hükmüne yer verilmiştir.
Ne var ki; mahkemece, davacı Hazineye önel verilerek, kayyım tayinine ilişkin İstanbul 1. Sulh hukuk Mahkemesinin 20.3.1992 günlü, 1991/507 esas, 1992/97 karar sayılı ilamının maddi hataya dayalı bulunup, bulunmadığı yönünde karar alması için imkan tanınmadığı açıktır.
Hal böyle olunca, davacı Hazineye yukarıda sözü edilen kayyım tayinine ilişkin mahkeme ilamına karşı düzeltme isteğinde bulunması için önel verilmesi, orada verilecek kararın sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
Davacı Hazinenin, temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 12.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy