MAHKEMESİ : SİNANPAŞA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/03/2008
NUMARASI : 2007/138-2008/66
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu 1577 parsel sayılı taşınmazda K. Belediyesince imar uygulama işlemi yapılarak oluşturulan 140 ada 4 sayılı imar parselinin davalılar adına tescil edildiğini, sicilin oluşumuna dayanak imar uygulamasının idari yargı yerinde iptal edildiğini ileri sürüp, 140 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile S. Vakfı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuşlar, diğer davalılar yargılamaya katılmadıkları gibi davaya cevap da vermemişlerdir.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmazın tesciline dayanak imar uygulamasının idari yargı yerinde iptal edildiği, taşınmazın bir bölümünün dava dışı parselin imar uygulamasına tabi tutulmasından meydana geldiği, anılan kısım yönünden usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davacı ve davalılar Hazine ve Hidayet tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi...raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü. Dava, tapu iptali ve kadastral parselin ihyası isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, toplanan delillerden; çekişme konusu 1577 parsel sayılı taşınmazın davacı idareye ait iken imar uygulamasına tabi tutularak dava konusu 140 ada 4 parselin ve çok sayıda imar parselinin oluştuğu, imar uygulamasının dayanağını oluşturan K.Belediye Başkanlığının 25.11.2004 gün, 2004/38 sayılı kararı ile bu karara bağlı olarak aldığı 27.01.2005 gün ve 2004/5 ve 03.03.2005 gün, 2004/12 sayılı kararlarının idari yargı yerinde iptal edilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği gibi, sicilin dayanağını oluşturan idari işlem iptal edildiğine göre sicilin yolsuz tescil durumuna düştüğü kuşkusuzdur.
Ancak, bir çok imar parseli oluştuğu halde bunlardan bir yada bir kaçının tapu kaydının iptali ile kadastral parselin ihya edilemeyeceği de açıktır.
Hal böyle olunca, davacıya 1577 parselden oluşan tüm imar parselleri ve malikleri hakkında iptal davası açması için süre verilmesi, açıldığı taktirde eldeki dava ile birleştirilmesi, oluşacak duruma göre bir karar verilmesi gerekirken değinilen husus üzerinde durulmadan yazılı biçimde hüküm kurulması doğru değildir.
Tarafların bu yönlere ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 03.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.