MAHKEMESİ : BÜYÜKÇEKMECE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ,
TARİHİ : 28/12/2009
NUMARASI : 2009/1192-2009/1374
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, tapulama çalışmaları sırasında davalı adına tespit ve tescil edilen 440 parsel sayılı taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kaldığını ve üzerinde davalıya ait ev bulunduğunu ileri sürüp, tapu kaydının iptali ile davalının elatmasının önlenmesine ve yıkıma karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuş, yargılama sırasında vefatı üzerine mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece;" 5841 Sayılı Yasa düzenlemelerinin gözetilerek karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda mahkemece, davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ... raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, 3621 Sayılı Yasadan kaynaklanan tapu iptali taşınmazın sicil kaydının kütükten terkini, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda 3402 Sayılı Yasanın 12/3 maddesine ilave yolu ile bazı düzenlemeler getiren 5841 Sayılı Yası hükümleri gözetilerek davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Bu yöne değinen Hazinenin temyiz itirazları yerinde değildir.Reddine.
Ancak, her dava açıldığı tarihteki koşullara bağlıdır. Bir taraf, dava açıldığı andaki mevzuata ve içtihat durumuna göre davasında haklı olduğu halde dava açıldıktan sonra yürürlüğe giren (geçmişe etkili) yeni bir yasa hükmü ya da İnançları Birleştirme Kararı gereğince davayı kaybederse yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz. Anılan bu kural yasal ve yargısal uygulamada kararlılık kazanmıştır. Bunun yanında, avukatlık ücreti de yargılama giderlerinden sayılır. (29.5.1957 tarih ve 4/16 Sayılı İnançları Birleştirme Kararı)
Hal böyle olunca, yapılan uygulama neticesinde dava tarihinde davacı Hazinenin davasında haklı olduğu gözetilerek yargılama giderleri ve bu giderlerden sayılan avukatlık ücretiyle maktu harçtan davalı tarafından sorumlu tutulması gerekirken yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.
Davacının, bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 09.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy