MAHKEMESİ : MERSİN 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 10/12/2009
NUMARASI : 2009/223-2009/374
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, sözleşme ile kuracağın şirketin yurt dışında üretilen bir kısım ilaçların Türkiye distribütörlüğünü yapacağının ve ruhsatlarının alınmasının kararlaştırıldığını, karşılığında para, bonolar ve Mersin’de bulunan 4 adet bağımsız bölüm verildiğini, ancak davalıların taahhütlerini yerine getirmediklerini ileri sürerek, sözleşme ve ek sözleşmenin feshini, bonolar sebebiyle borçlu olunmadığının tespiti ile bonoların iptalini, ödenen paraların tahsilini ve devredilen taşınmazların tapularının iptali ile adlarına tescilini istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, HUMK nun 193/3-son maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekilince tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi S. Y.nın raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, tapu iptal ve tescil ile sözleşmenin feshine ilişkin olup, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan davanın HUMK nun 13. maddesi hükmü uyarınca taşınmazların Mersin'de bulunması sebebiyle kurulan yetkisizlik kararı, temyiz üzerine derecattan geçmek suretiyle kesinleşmiştir.
Süresi içinde verilen ve ekinde 50,00.-TL'lik posta puluda olan dilekçe ile dosyanın yetkili Mersin Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği, Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/223 esasına kaydının yapılıp taraflara tebligat çıkartıldığı, yargılamanın 3 oturum sürdürüldükten sonra bu defa "davacı vekilinin nöbetçi mahkemeye gönderme istekli 16.8.2006 tarihli dilekçesinde mahkemeye gönderilmesi için yeterli masraf olmadığı" gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Oysa, dava dosyası yetkisizlik kararı veren Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesinden Mersin'e intikal ettirilmiştir. Yetkili mahkemece iş esasa kaydedildikten sonra, karşılanan giderler ile duruşma günü belirlenmiş ve yargılamaya 3 celse devam edilmiştir. Bu aşamadan sonra yazılı gerekçelerle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş olmasının dava ekonomisi bakımından yasal olduğu söylenemez.
O halde, HUMK nun 193 ve 409. maddelerinin uygulanmasını gerektiren her hangi bir hususun bulunmadığı sabittir.
Hal böyle olunca, dava kaldığı yerden devam edilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.
Davacıların, temyiz itirazı yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 02.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.