MAHKEMESİ : MİLAS 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/12/2009
NUMARASI : 2007/403-2009/419
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden maliki olduğu 41 parsel sayılı taşınmaza, davalının kullanmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalı, komşu parselin kendisine ait olup uzun süredir oğlu tarafından tasarruf edildiğini, davacıya ait taşınmaza müdahalesi bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, kayden davacıya ait taşınmaza, davalının haklı ve geçerli bir neden bulunmaksızın kullanmak suretiyle müdahale ettiği gerekçesiyle, elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, dava açılmış olmakla muvafakatın geri alındığı gerekçesiyle, ecrimisil isteğinin ise reddine karar verilmiştir.
Karar, taraflarca süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ... raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, ecrimisil isteğinin ise reddine karar verilmiş, karar taraflarca temyiz edilmiştir..
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu zeytinlik vasfındaki 41 parsel sayılı taşınmazın davacıya, bu taşınmaza komşu 512 parsel sayılı taşınmazın ise kayden davalıya ait olduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere, elatma; haksız eylem niteliğini taşır ve bu tür bir istekle açılan davanın, haksız eylemi gerçekleştiren kişi aleyhine açılması zorunludur.
Somut olaya gelince; davalının, maliki olduğu taşınmazın kendisinin yaşlılığı ve hastalığı nedeniyle 20 yılı aşkın süredir dava dışı oğlu tarafından tasarruf edildiğini savunduğu, keşifte dinlenen mahalli bilirkişinin beyanının, olayı açıklığa kavuşturur nitelikte olmadığı, davalı tanıklarının davalının savunmasını doğrular yönde beyanda bulundukları ve davacı tarafın da tanık dinletme talebinden vazgeçtiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca, kanıtlanamadığı gözetilerek davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile elatmanın önlenmesi isteği yönünden kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Davacının, temyiz itirazının reddine, davalının temyiz itirazının kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 07.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.