Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, dava konusu 21 ada, 16 sayılı parselin V..... S..... V....ndan icareteynli taşınmaz olduğunu, vakıf yoluyla meydana geldiğini, üzerinde korunması gerekli eski eser niteliğinde yapı olduğunu gösterir şerh bulunduğunu ileri sürerek 7044 Sayılı Yasa uyarınca davalı Belediye adına olan kaydın iptali ile Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, çekişmeli taşınmazların vakıf yolu ile oluşturulmadığını, kadastro tespit çalışmalarında şahıslar adına tescil edilen taşınmazın İl Özel İdaresi tarafından kamulaştırıldığını ve bedeli karşılığında Belediyeye satış yoluyla devredildiğini, kamulaştırmanın iptali istemi ile dava açılmadığını, üzerindeki yapının mutasarrıfı tarafından yapıldığını, korunmasını gerektirir eski eser niteliğinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi İ..... A...'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, 5737 Sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırılan 7044 Sayılı Yasa gereğince tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.
Mahkemece, subut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, 13.9.1957 tarihinde yayımlandığı tarihte yürürlüğe giren aslında vakıf olan tarihi ve Mimari Kıymeti Haiz Eski Eserlerin Vakıflar Umum Müdürlüğüne Devrine Dair 7044 Sayılı Yasanın 1.maddesinde aynen " Aslında vakıf yoluyla vücuda gelip de muhtelif kanunlar veya sair suretlerle Hazine, belediyeler veya hususi idarelerin mülkiyetine geçmiş bulunan muhafazası gerekli tarihi veya mimari kıymeti haiz eski eserlerin mülkiyeti tekrar Vakıflar, Umum Müdürlüğüne devrolunmuştur." hükmü öngörülmüş iken 27.2.2008 tarihinde yayımı ile yürürlüğe giren 5737 Sayılı Yasanın 80.maddesi hükmü gereğince 7044 Sayılı Yasa iptal edilmiş olup, 5737 Sayılı Yasanın 30.maddesi hükmü ile bazı farklılıklar dışında aynı düzenlemeye "Vakıf yoluyla meydana gelip de, her ne suretle olursa olsun Hazine Belediye, Özel İdarelerin veya köy tüzel kişiliğinin mülkiyetine geçmiş , vakıf kültür varlıkları mazbut vakfına devrolunur." şeklinde yer verilmiş ne var ki, anılan Yasalarda geçen "muhafazası gerekli tarihi veya mimari kıymeti haiz eski eserler ile vakıf kültür varlıklarından" neyin kastedildiği yolunda bir tanım ve açıklamaya yer verilmemiştir.
Oysa, 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 3.maddesi ile "Kültür varlıkları, Tabiat Varlıkları, sit...." gibi taşınmazların tanımı yapılmış 6.maddesi hükmü ile de korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının nelerden ibaret olduğu duraksamaya yer bırakmayacak şekilde belirtildikten sonra 2863 Sayılı Yasanın 26.5.2004 tarihli ve 5177 Sayılı Yasanın 26.maddesiyle değişik 7.maddesinde Korunması gerekli taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının ve sit alanlarının ne şekilde tespit edileceği ve belirleneceği hususu açığa kavuşturulmuştur.
O halde, değinilen ilke ve yasal düzenlemeler gözetildiğinde mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve özellikle, elde edilen bilirkişi raporunun hükme elverişli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur. Esasen, mahkemece de bilirkişi raporuna itibar edilmemiş, taşınmazın kamulaştırıldıktan sonra Belediyeye satıldığı, oysa kamulaştırmanın iptal edilmediği ve idari işlemin ayakta durduğu ayrıca bilirkişilerin raporunun aksine taşınmazın yapısı itibarı ilede 7044/1 maddesi ve bu yasayı iptal eden 5737 Sayılı Yasanın 30.maddesi kapsamında bulunmadığı gerekçe yapılarak davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki, yasal düzenlemelerde diğer unsurların yanında taşınmazın vakfına dönmesi için sebep yönünden "kamulaştırma" gibi hususlar ayrık tutulmamış "her ne sebeple olursa olsun ..." demek suretiyle kamulaştırma da dahil edilerek sair unsurların varlığı ve gerçekleşmesi halinde taşınmazın mazbut vakfına devrolunacağı hüküm altına alınmıştır. O halde, mahkemenin kamulaştırma işleminin iptal edilmediği hususundaki gerekçesinin yasal olduğu söylenemez.
Diğer taraftan, 7044 Sayılı Yasada vakıf yoluyla vücuda gelen muhafazası gerekli tarihi veya mimari kıymeti haiz eski eserlere değinilmişken 5737 Sayılı Yasanın 30.maddesinde sadece " Vakıf Yoluyla meydana gelen vakıf kültür varlıklarının" vakfına devrolunacağı vurgulanmıştır.
Öyleyse 2863 Sayılı Yasa hükümleri de gözetilerek tabiat ve kültür varlıkları ile muhafazası gerekli tarihi veya mimari kıymeti haiz eski eserlerden ve vakıf mevzuatından anlayan bilirkişiler marifetiyle mahallinde keşif icra edilerek T..... V..... Y.... Kurulunun 22, 23-10-1987 tarih 3781 sayılı kararı ayrıca taşınmaz sicil kaydında yer alan "V..... S..... V..... Eski Eserdir" şerhi ile önceki bilirkişi raporuyla, ilgili hususlarda irdelenip değerlendirilerek elde edilecek bilirkişi heyet raporu ve tüm veriler ve dosya kapsamı gereğince bir karar verilmesi gerekirken eksik tahkikatla yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
Davacı idarenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle, hükmün HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.06.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy