MAHKEMESİ : ÇANAKKALE 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/12/2009
NUMARASI : 2006/379-2009/624
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, ortak mirasbırakanları H.G.’ün kayden malik olduğu 644 ada, 38 parselde yer alan 4 nolu bağımsız bölümü, ölmeden bir ay öncesinde diğer mirasçıdan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak torunu olan davalı F. A.’a bağış yoluyla temlik ettiğini, temlikin yapıldığı tarihte hukuki ehliyetinin olmadığını, temlikin gerçek iradesini yansıtmadığını belirterek tapu kaydının miras payı oranında iptal tescilini olmadığı takdirde tenkisine karar verilmesini istemiş, aşamalarda tenkis isteğinin müracaata bırakıldığı bildirilmiştir.
Davalı F.A., temlik işleminin tarafı olmadığını, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davalı F. A. ise murisin gerçek iradesine uygun temlik yapıldığını, akli melekelerinin yerinde olduğunu, saklı payın ihlal edilmediğini, murisin dava dışı çok sayıda taşınmazın olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; bağış yoluyla temliklerde muvazaa iddiasının dinlenemeyeceğini davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hâkimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
Dava, hukuki ehliyetsizlik, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı iptal tescil olmadığı takdirde tenkis isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere göre; tarafların ortak miras bırakanının kayden malik olduğu 4 nolu bağımsız bölümü bağış yoluyla torunu olan davalıya temlik ettiği tarih itibariyle Adli Tıp 4.İhtisas Dairesinin 7.4.2008 tarihli raporuna göre hukuki ehliyete haiz olduğu, bağış yoluyla yapılan temliklerde muvazaa iddiasının dinlenemeyeceği, aşamalarda tenkis isteğinin atiye bırakıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacının bu yöne değinen temyiz itirazı yerinde değildir. Reddine.
Ancak, dava dilekçesinde belirtilen ve itiraza uğramayan dava değeri üzerinden davalı yararına avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken keşifte belirlenen ve fakat harcı tamamlanmayan değer dikkate alınarak fazla avukatlık parasına hükmedilmiş olması doğru değildir.
Davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü H.U.M.K.’nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.6.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.