MAHKEMESİ : UZUNKÖPRÜ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/03/2010
NUMARASI : 2010/28-2010/157
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, kayden paydaşı olduğu 124 ada 17 parsel sayılı taşınmaza davalının 2006 yılından itibaren ekip-kullanmak suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerinde bulunmuştur.
Davalı, çekişme konusu taşınmazı davacıdan haricen satın aldığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın davacı tarafından haricen davalıya satıldığı, davalının harici satış bedeli iade edilene kadar çekişmeli taşınmaz üzerinde hakkının bulunduğu, bu nedenle zilyetliğinin kötü niyetli ve haksız olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 124 ada 17 parsel sayılı taşınmazın paylı mülkiyet üzere olup, davacının kayden paydaş bulunduğu, davalının taşınmazda kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının olmadığı; ancak, taşınmazın davacı tarafından davalıya haricen satıldığı ve halen davalının kullanımında olduğu anlaşılmaktadır.
Bilindiği gibi; TMK.nun 706 ( eski Medeni Yasanın 634), BK.nun 213 ve 2644 Sayılı Yasanın 26. maddeleri mülkiyeti nakleden sözleşmelerin resmi şekilde yapılmasını öngörmektedir. Öyle ise, haricen yapılmış sözleşme, mülkiyetin nakli yönünden geçersizdir. Nevarki, geçersiz sözleşmeye göre davalının davacıya ödemiş olduğu bedel üzerinden hapis hakkı tanınması gerekeceği de kuşkusuzdur.
Nitekim, 10.7.1940 tarih ve 2/77 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında vurgulandığı üzere; haricen yapılan (tapu memuru huzurunda yapılmayan) taşınmaz mal satışından dönüldüğünde, satış bedelini geri vermeyen taraf taşınmaz malın kendisine verilmesi için karşı tarafı zorlayamaz. Verdiği bedel kendisine verilmeyen taraf, parası geri verilinceye kadar yararlandığı ürünleri ödemek ve ecrimisil vermekle yükümlü değildir.
O halde, ecrimisil istemi bakımından davanın reddedilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine.
Davacının, elatmanın önlenmesi davasına ilişkin temyiz itirazlarına gelince; yukarıda değinildiği ve mahkemenin de kabulünde olduğu üzere, davalının davacıya ödediği harici satış bedeli üzerinden hapis hakkının bulunduğu tartışmasızdır.
Hal böyle olunca; davalının harici satış nedeniyle davacıya ödediği bedel üzerinden davalı lehine hapis hakkı tanınmak suretiyle tapu kaydına üstünlük tanınıp elatmanın önlenmesine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere davanın reddi doğru değildir.
Davacının, anılan hususlara ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 14.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy