MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/04/2010
NUMARASI : 2009/401-2010/117
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı İdare, 43 ada, 36 parsel sayılı, M.S.A. Vakfından icareli taşınmazın, B.S. oğlu K. adına kayıtlı olduğunu, tapu kaydında mutasarrıf olarak adı geçenin gaip olması nedeniyle, İstanbul Sulh 1. Hukuk Mahkemesinin 17.09.1993 tarih, 1993/134-193 sayılı kararı ile İstanbul Defterdarlığının kayyum tayin edildiğini, vakıf taşınmazının 10 yıldır kayyumla idare edildiğini ileri sürerek 5737 sayılı Vakıflar Yasasının 17. maddesi uyarınca kayyum şerhinin kaldırılarak taşınmazın idare adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı Kayyım, iddianın kanıtlanamaması halinde taşınmazın Hazine adına tescili gerektiğinden yasal hasım olan Hazineye davanın ihbar edilmesi, idare aleyhine açılan davanın ise husumetten reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece; 43 ada, 36 parsel sayılı taşınmazın maliki Bohor Sabatay oğlu, Kastroyani’nin gaipliğine, taşınmazın tamamının M. S.A.Vakfı adına tesciline, karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava; tapu iptal ve tescil isteğine ilişkin olup, taşınmazın aslının vakıf olduğu belirlenmek suretiyle 2762 Sayılı Yasayı yürürlükten kaldıran 5737 Sayılı Yasanın 17. maddesi uyarınca davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak, davada kendisine HUMK’nu 38. maddesi gereğince husumet yöneltilen kayyım 4561 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca yasal hasım durumundadır. Mahkemece bu husus gözardı edilmek suretiyle kayyımın avukatlık ücretinden sorumlu tutulması doğru değildir.
Davalının, bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü HUMK.'nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 18.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.