MAHKEMESİ : İSTANBUL 4. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/05/2011
NUMARASI : 2010/54-2011/95
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, miras bırakanın paydaşı olduğu kilit handa yer alan 11 kapı nolu kağir odanın açılan ortaklığın giderilmesi davasında kayyıma yapılan tebligatlar sonucu ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verildiğini ve daha sonra da davalıya ihale edildiğini, dava ve satış aşamasında tebligatların yetkisiz kayyıma yapılması nedeniyle satışın geçersiz ve batıl olduğunu ileri sürerek, tapu iptal ve tescile karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının süresi içinde yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunabilecek iken yapılan ihale sonucu bedeli ödenmek suretiyle davalı adına tescil edilen taşınmazda iptal ve tescil talep hakkı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, yolsuz tecsil hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tecsil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu 11 kapı nolu kargir oda vasıflı taşınmazın davalı K.. adına kayıtlı iken , yargılama sırasında 2.12.2010 tarihinde dava dışı S.. D..'ye temlik edildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; dava açıldıktan sonrada sınırlayıcı bir neden bulunmadığı takdirde dava konusu malın veya hakkın üçüncü kişilere devredilebilmesi tasarruf serbestisi kuralının bir gereği, hak sahibi veya malik olmanın da doğal bir sonucudur.Usul Hukukummuzda da ayrık durumlar dışında dava konusu mal veya hakkın davanın devamı sırasında devredilebileceği kabul edilmiş 1086 sayılı HUMK'nun 186. maddesinde (6100 sayılı HMK'nun 125. maddesi) dava konusunun taraflarca üçüncü kişiye devir ve temliki halinde yapılacak usulü işlemler düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 125/1. maddesi ; dava açıldıktan sonra davalı, dava konusunu (müddeabihi) bir başkasına temlik ettiği takdirde; davacı taraf seçim hakkını kullanarak, dilerse temlik eden ile olan davasından vazgeçerek davaya devralan kişiye karşı devam edebileceği, dilerse davasına temlik eden kişi hakkında tazminat davası olarak devam edebileceği hükmünü içermektedir.
Kendiğiliğinden (resen) gözetilmesi zorunlu bulunan bu usul kuralına göre, mahkemece davacı yana seçimlik hakkı hatırlatılarak davaya hangi kişi hakkında devam edeceği sorulmalı, sonucuna göre işlem yapılmalıdır.
Hal böyle olunca, öncelikle yukarıda değinilen usulü eksikliklerin giderilmesi , ondan sonra işin esası hakkında karar verilmesi gerekirken anılan hususun gözardı edilmiş olması doğru değildir.
Davalının temyiz itirazının kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre işin esasının inicelenmesine şimdilik yer olmadığına,alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 5.4.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.