ÖZET: DAVA KONUSU TAŞINMAZIN KAYDINDA ESKİ ESER ŞERHİNİN BULUNDUĞU, AYNI TAŞINMAZIN ÜZERİNDE ESKİ HAMAM OLDUĞU GÖZÖNÜNE ALINDIĞINDA, BU VE BENZERİ KÜLTÜR VARLIKLARININ KORUNMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, KORUMA KURULLARI KARARI ALINDIKTAN SONRA VAKIFLAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NCE YÜRÜTÜLECEĞİNDEN, UYUŞMAZLIK KONUSU TAŞINMAZA AİT KORUMA KURULUNUN KARARI KARŞISINDA, VAKIFLAR İDARESİ HAKSIZ EL ATAN KONUMUNDA DEĞİLDİR.
(2863 s. KTVK m. 10)
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, adlarına kayıtlı 19 ada 1, 12 ve 17 parsel sayılı taşınmazlara davalı idare tarafından haksız biçimde müdahalede bulunulduğunu ileri sürerek, elatmanın önlenmesine ve yıkıma karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, haksız müdahalenin keşfen saptandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; tetkik hakiminin raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 19 ada 1, 12 ve 17 parsel sayılı taşınmazların davacılarla dava dışı paydaşlar adına paylı mülkiyet üzere kayıtlı olduğu, 1 sayılı parselin kaydında “eski eser” şerhinin yer aldığı, yine aynı taşınmaz üzerinde eski hamamın bulunduğu, Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun, 10.11.1992 tarih ve 2739 sayılı kararı ile “K…, Ç… ilçesinde bulunan eski hamamın ve koruma alanı olan arsanın kamulaştırılmasının 2863 sayılı Yasa gereğince Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce yapılmasının uygun olduğuna, onarıma başlamadan önce restorasyon projesinin Kurula gönderilmesine” karar verilerek Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün bu konuda yetkilendirildiği anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu’nun 10. maddesinin 1. fıkrasına göre; “Her kimin mülkiyetinde veya idaresinde olursa olsun, taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının korunmasını sağlamak için gerekli tedbirleri almak, aldırmak ve bunların her türlü denetimini yapmak veya kamu kurum ve kuruluşları ile belediyeler ve valiliklere yaptırmak, Kültür ve Turizm Bakanlığı’na aittir.”
Öte yandan, aynı Yasa’nın 10. maddesinin 4. fıkrası uyarınca; “Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün idaresinde veya denetiminde bulunan mazbut ve mülhak vakıflara ait taşınmaz kültür ve tabiat varlıkları ile gerçek ve tüzelkişilerin mülkiyetinde bulunan cami, türbe, kervansaray, medrese, han, hamam, mescit, zaviye, mevlevihane, çeşme ve benzeri kültür varlıklarının korunması ve değerlendirilmesi koruma kurulları kararı alındıktan sonra, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce yürütülür.” hükmü öngörülmüştür.
Anılan yasal düzenlemeler ve Ankara Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun 10.11.1992 tarih ve 2739 sayılı kararı karşısında, Vakıflar İdaresi’nin haksız el atan konumunda olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle davanın kabul edilmiş olması doğru olmadığı gibi, davacılardan Yılmaz davadan feragat ettiği halde bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemiş olması da doğru değildir.
Davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile; hükmün 6100 sayılı Yasa’nın geçici 3/2. maddesi yollamasıyla (6100 sayılı Yasa’nın geçici 3. maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’nın 428. maddesi gereğince (BOZULMASINA), alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 12.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy