MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, ortak mirasbırakan... adına kayıtlı 210 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak ara malik ... aracılığıyla oğlu olan davalı olan ...'a tapuda satış göstermek suretiyle temlik edildiğini, gerçekte bağış yapıldığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile mirasçılar adına tesciline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında miras payı oranında iptal tescil isteğini bildirmiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, muvazaa olgusunun sabit olduğu gerekçesiyle çekişmeli 210 ada, 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacının miras payı oranında adına tesciline karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi...'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillere hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, özellikle; miras bırakanın kayden maliki bulunduğu dava konusu 210 ada, 1 parsel sayılı taşınmazını, emanetçi Necati Çiçeklioğlu aracılığıyla tapuda satış gibi göstermek suretiyle oğlu olan davalıya temlik ettiği, temliki işlemin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olarak gerçekleştirildiği saptanmak suretiyle davacının miras payı oranında davanın kabul edilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ancak; dava 7.100,00.-TL değer gösterilmek suretiyle açılmış, mahkemece yapılan uygulama sonucu çekişme konusu taşınmazın üzerindeki yapı ile birlikte dava tarihindeki değeri 72.609,00 -TL., (arz değeri: 15.109,00 + muhdesat değeri: 57.500,00 TL)olarak belirlenmiştir.
Bu durumda da; mahkemece hüküm altına alınması gereken nispi karar harcı ve kendisini vekil ile temsil ettiren davacı yararına taktir edilmesi gereken avukatlık ücretinin; keşfen belirlenen değer üzerinden harcın ikmal edildiği gözetilerek davacının miras payına (3/28 pay) isabet eden dava tarihindeki değeri (7.779,51-TL.) üzerinden hesaplanması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile taşınmazın tamamının dava tarihindeki değeri üzerinden fazla harç ve avukatlık parasına hükmedilmesi doğru değildir.
Ne var ki; anılan bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden;
a)Yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasının 2. bendindeki;" Peşin alınan harçtan ve tamamlama harcından eksik kalan 3.234,75 TL. nispi yargılama harcının davalıdan tahsil edilmesine " ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine "Peşin ve tamamlama yoluyla alınan toplam 1.078,25 TL harçtan 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 16.maddesi gereğince alınması gereken 461.53-TL. harcın mahsubu ile fazla alınan bakiye 616.72 TL.'nin kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacıya iadesine" ibaresinin yazılmasına,
b)Yerel mahkeme kararının hüküm fıkrasının 4. bendindeki;“Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 7.858,00 TL. nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, " ibaresinin çıkartılarak yerine " Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30.06.2011 tarih 2011/321 sayılı yürütmeyi durdurma kararı gereğince Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesinin "...belirlenen bu ücret Tarifenin 2.kısmının 2.bölümüne göre tespit edilen ücretten az olamaz " kısmının yürütmesinin durdurulmasına karar verildiği, nispi avukatlık ücretinin maktu avukatlık ücretinden az olmasının olanaklı hale geldiği de gözetilmek suretiyle, kabul edilen miktar üzerinden 933.48 TL nispi vekalet ücreti taktiri ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine" ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekliyle 6100 sayılı H.M.K.'nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nın 436/2. (6100 sayılı HMK'nun 370/2. md.) maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 05.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.