MAHKEMESİ : ANTALYA 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/06/2011
NUMARASI : 2010/259-2011/189
Yanlar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, tapu iptal ve taşınmazın .....Köyü Tüzel Kişiliği adına tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu 1449 parsel sayılı taşınmazın 442 Sayılı Köy Kanununa bir takım ilaveler getiren 3367 Sayılı Yasa hükümleri uyarınca oluştuğu ve 01.10.2003 tarihinde davalı M.B. adına tescil edildiği, davacı Hazine’nin davalının tahsis koşullarını taşımadığı ve bina yapma koşulunu yerine getirmediği iddiası ile eldeki davayı açdığı, mahkemece davalının 5 yıl içinde bina yapma koşulunu yerine getirmediği ve diğer koşulları araştırılmasına gerek bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verdiği anlaşılmıştır.
Çekişme konusu 1449 parsel sayılı taşınmazda, davalının 1995 yılında yaptığı müracaat nedeniyle 01.10.2003 tarihinde davalı adına kayıt oluşturulduğu, anılan uygulama ile yapılan tahsis ve tesciller nedeniyle Valilik tarafından Antalya 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/361 E. 2008/140 K. sayılı davası ile dava dışı kişi hakkında tapu iptal ve tescil istemiyle dava açıldığı ve bu davanın reddine ilişkin kararın Antalya Valiliği’nin aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle 08.04.2009 tarihinde onandığı, eldeki davanın ise 01.06.2010 tarihinde açıldığı, anılan olgular ve süreç gözetildiğinde, bina yapma koşulunun gerçekleştirilmemiş olması davanın kabulü için tek başına yeterli değildir. Zira aidiyeti ve mülkiyeti çekişmeli bir taşınmazı yitirme tehlikesi bulunan dönemde davalıdan yapıyı inşa etmesi beklenemez. O halde mahkemece bina yapılma koşulunun gerçekleşmediği gerekçesine dayalı olarak davanın kabulü doğru değildir.
Ne var ki, mahkemece, tapunun iptalini gerektiren koşulların bulunup bulunmadığı araştırılmış değildir.
Hal böyle olunca, iddialar ve savunma doğrultusunda tarafların tüm delillerinin eksiksiz toplanması, davalının hak sahibi olma koşullarına haiz olup olmadığının açıklığa kavuşturulması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, anılan hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalının temyizi itirazının kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.'nın 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 04.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy